Ne hissettiğimi ya da düşündüğümü hatırlamıyorum. Ama kuşkusuz içimde, hareket ettirilen ağır mobilyalar gibi gümbürdeyen, böyle titizlikle seçilmiş bir hatıranın kalmasını sağlayan güçler vardı.
"Aşk yan yana yürümekle ilgilidir. Tekrar tekrar aynı yolu paylaşmayı seçen iki farklı varlık. Sevgilinizle bir orman yürüyüşüne çıktığınızı hayal edin. Ya da bir müze gezisi olsun. El ele içeri girdiniz ya da yola çıktınız. Zaman zaman ayrılırsınız, biriniz akan suya bakarken diğeriniz bir ağacın dalındaki kuşa, biriniz bir Monet tablosuna bakarken diğeriniz bir Rönoir. Bu ayrı düştüğünüz anlamına gelmez. Sonunda yine buluşur el ele tutuşursunuz. Aranızdaki bağın güzelliği aynılığınızda değil, birlikte yürümeyi seçmenizde yatar."