Bu tam bir kara sevda. Bir yandan halkın karnını doyurma kavgasını vermiş, öbür taraftan mana dünyasının zenginliklerini ortaya koymuştur. Ve mana zenginliklerini ortaya koyarken, kendi tarihinden kopmadan ama ileriye dönük, tıpkı Yahya Kemal Beyatlı' nın söylediği gibi " kökü mazide olan ati" Mazisinden kopmuyor ama gözü,aklı,ufku ati de.
Adnan Bey'de bunu tespit ettiler. Aklı doyuran bir insan, gönlü doyuran bir insan, ruhu doyuran bir insan... Aynı dili konuşan insan. Aynı ruhu hisseden insan, aynı rüzgarı hisseden insan... Bunu Adnan Bey'de Demokratik Partide gördüler.
Az önce okuduğum bir cümle hatta sorulan bir soru, cevabını bulamadığı, hiçbir zaman bulamayacağı gibi bir de içime bir hançer sapladı, nefesimi kesti.
Sırbistan sınırına 10 km uzaklıktaki Boşnak şehri Serebrenica ' da yaşayan küçük bir kız annesine:
"Çocukları küçük kurşunla öldürürler değil mi anne?" diye sorar.
O çocuk 4 yaşında yapılan bir katliamda öldürülmüş...