Hülya Yücel Ergün

Hülya Yücel Ergün
Ses Söz Arpacık
Uluslararası İlişkiler
316 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı
"İnsanın arzu ve isteklerinin doyurulmasını şeytani bir talep olarak görenler büyük bir yanılgı içindedir. Şeytan insanın refah içinde değil, yokluk ve yoksunluk içinde olmasını ister. Onun için cenneteki Adem'e (insana) düşmandır. Maturidi, şeytanın insana düşmanlığının sebebini cennette oluşuyla ilişkilendirir ve insanın iyi durumda oluşunun şeytan tarafından bir kıskanma sebebi yapıldığını söyler."
Sayfa 195·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Allah insana kara parçalarını değil, ömür sürmeye değer yaşam biçimini vadeder."
Sayfa 194·Kitabı okudu
"Merhamet ise bir duygu olarak başkasının trajedisine yahut başkasının eksikliğini duyumsadığı şeye kalbi bir duyguyla ortak olmak ve güçlü bir empati kurmaktır. Bir değer olarak merhamet ise bir trajediyi veya eksikliği duyulan şeyi ortadan kaldıracak bir eyleme yönelmektir. Dolayısıyla merhamet kalpte hissedilen acıma duygusu değil, doğruluğu zihinde kesinleştikten sonra mutlaka yapılması gereken bir fiil olarak kaynağını kalpte bulan bir değerdir: zihnin ve kalbin ortaklaşa yarattıkları bir değer."
Sayfa 178·Kitabı okudu
“Adalet ve merhamet arasındaki ilişki o kadar yakındır ki, adaletin uygulanma sürecine merhamet eşlik etmediğinde adaletin değil, tam tersine zulmün tecelli ettiğini görmek olasıdır. Bunun tersi olarak da adaletsiz bir merhamet, birey ve toplumun çözülüşünü/tefessühünü doğurabilir. Bu da zulmün pekala başka bir versiyonu olabilir.”
Sayfa 178·Kitabı okudu
"Evrensel değer üretme potansiyeli, ancak kendi mensuplarına 'birey' olduklarını ve onları değerli kılanın, hayata bizzat katılım yönündeki iradelerinin olduğunu hissettiren bir düşünce ve eylem sisteminde bulunabilir; çünkü bireylerin değer üretme inisiyatifleri kabul edilmezse sahip olduğumuz niceliksel çoğunluk (tekasur), tebaa kültüyle hareket eden bir güruha dönüşür."
Sayfa 176·Kitabı okudu