Yoksa siz Plato’nun mağarasında türlü türlü nesnenin gölgelerine ve hayallerine şaşkınlıkla bakanlar ve hiçbir şeyi arzulamadıkları için hallerinden memnun olanlar ile mağaradan çıkıp da gerçeklerle yüz yüze gelen filozof arasında bir
fark olduğunu mu düşünüyorsunuz?
Oysa gerçek sağduyu, ölümlü olduğumuzu bilerek payımıza düşenin ötesini bilmek istememektir, insanoğlunun o devasa kalabalığına gözü kapalı inanmak, kibarlığımızı bozmadan maske takmaktır. Ama bunun tam bir delilik alameti olduğu söylenir. Reddedecek halim yok, ama o zaman insanlar da bir yaşam masalı oynadıklarını kabul etsin.