Berfin Birdal

Berfin Birdal
@Minbergul
Weltschmerz
Bir süre yere parelel git!
7/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2023 40. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ağustos 2023 17:52
İntihar sadece intihar edeni mi bağlar? İletişime girdiği, bağ kurduğu insanlara al bu travma ile yaşa demek adil midir? Peki onu intihara itenler için adalet istemek adil midir? Başak, küçük yaşta babası tarafından terk edilmiş, otoriter bir anne figürüyle hissiz büyüyen (büyüye-memiş) çevrenin "takdirini" kazanmış, his dolu bir kadın ama bu uğruna mücadele ettiği hayat değil onu başkaları tarafından görünür kılan...Kendi elleriyle kendini yok etmiş olması oldu Başak'ı var eden! Olay; Başak'ın intiharıyla ortama yayılan kasvetli havanın çevresine olan tezahürü. Kitaptaki karekterler: İntiharıyla yüreğinde boşluk bıraktığı abisi Umut, tek başına onları büyüten sevgisini içine gömmek zorunda hissetmiş annesi Türkan, "Nasıl göremedim? Anlatmış mıydı, ben mi dinlemedim?" veryansınlarıyla bıraktığı sevgilisi Ahmet... Türkan'ın kızı intihar etmiş, belliydi anlamıştım canımcı komşular... Sevgili Anaannesi ve intiharı bir süre Anaannesinden gizlensin diye Başakçılık oynanması istenen Canan. Mekan; Başak'ın değmeden geçtiği her yer. Zaman; Mutsuzluğa karşı hissetmemeyi seçen Başak'ın, hissetmemeye başladığı zaman ve sonrası. Biraz daha uzun olması gereken, detaylı bir anlatımı hak eden farklı ve akıcı bir kitap. Okunur mu? Okunur. Beğenilir mi? Ne işim var burdacılardaysanız, beğenilir. Tavsiye edilir mi? Ee, etmiş bulundum sanki. Keyifli okumalar.
Bir Süre Yere Paralel Gittikten SonraBarış Bıçakçı · İletişim Yayınevi · 20203,108 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bulamadığım insanlık
Puan vermedi·128 syf.··
Beğendi
·
2023 24. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2023 16:38
Belki de bilmenin mümkün olmadığı bu evrende, sürekli gelişen bir zihniyetle "farkındalığımızı" artırmak biz kitapseverlerin tek motivasyonu. Ama hangi ölçüde farkındalığı yaşam kaldırabilir Nietzsche'nin de dediği gibi: "İnsan hangi dozajda hakikate dayanabilir?" Az bir araştırıp hayatlarımız üzerine düşününce hayatın belirlenmiş bir anlamı olmadığını hemencecik keşfederiz. Dibi görünmeyen kuyularda merdivensiz kalırız. Bu noktaya gelmek aşığı doğru kaymaya benzer, zahmetsizdir kanımca. Zor olan, kendimize ondan sonrası için adım atacak motivasyonu bulmaktır. Ki bana kalırsa o motivasyonu da "sevginin" kendisi verir. Sonradan bilinçlenen hayvan türü olarak biz, anlaşılmaya, onaya ihtiyaç duyarız, hakikati keşfetmeye çalışmak bu dürtümüzün üstünü örtemez. Ondandır ki hayatın anlamsızlığı, hiçliği, bizimle aynı hapiste olan hücre arakadaşlarıyla geçilmesi gereken bir eşiktir. Peki ya anlamsızlığı keşfedip de o eşiği atacak motivasyonu bulamazsak? İşte kitabın kahramanı Yozo'nun battığı bataklık budur. Baş karekterimiz Yozo, yaşama işine bir anlam verememiş, kendini hiçliğin dehlizlerinde kaybetmiş tam zamanlı bir tutunamayan. Coğrafya kaderdir arkadaşlar. Aksi mümkün olsa belki de Selim Işık ve Yozo tanışabilir, bu kadar aynı olduklarını keşfedip birbirlerine tutunabilirlerdi... Yazo, insan ilişkilerindeki sahte dinamikleri erken keşfeden, yaralı bir kuştur. Ne sevebilme yeteneğine sahiptir ne de ona gösterilen sevgiyi gerçek bulur. Kendine bir persona yaratır, "soytarılık". Kendini, kendi içinde özgürce yaşayabilmek için insanları sürekli memnun etmeye çalışır, onları güldürür sonra bir kenara çekilip ağlar. Karekterin; pskoljiye ilgi duyan, hayatı sorgulayan insanlar için mükemmel dertleri var ama edebiyat severler için olayların anlatım biçimi, biraz
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,3bin okunma
Yaşayamamak.
7/10
·210 syf.··
2023 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2023 14:13
Ezelden beridir belki de insanlığa en çok verilmiş telkinlerden biri zorlukların karşında dik durup "yaşamaya" devam etmesi gerektiğidir. Ama nasıl yaşamak? Hangi kalitede bir yaşamı, hangi motivasyonla devam ettirmek? Roman; zengin bir aile olan Xu ailesinin hayırsız evladı Fugui'nin kumarda ailenin bütün sevretini kaybetmesiyle başlıyor. Kuşaklar boyu birikimli ilerleyip zenginliği amaç edinen ailenin elindeki bütün parayı kaybedip yoksul kalması, başlı başına bir dramayken kitap boyunca karekterlerin başına gelmedik olay kalmıyor. Neredeyse her üç sayfada bir ya bir karekter hastalanıyor ya da ölüyor. Süreğen bir talihsizlik ve umutsuzluğun içinde çiçek gibi yeşeren karekterimiz Fugui ise yaşamaya and içmiş gibi. Pişmanlık, keder, annelik kominizim, işçi hakları, aşk... Neredeyse bütün duygulara değiniyor kitap ama derli toplu bir anlatımı yok. Anlatmak istediklerini yalın bir dille anlatmaya çalışmış yazar ama değinmek istediği konular oldukça derin, bu da anlatımını biraz sığ bırakmış. Kitabı büyük bir beklentiye elime aldım, adı gibi ele aldığı konu da iddialı gelmişti ama sanırım beklentilerimi karşılamadı. Fugui'nin yaşadıklarından çıkaracağımız çok ders var, keza romanın anlatmaya çalıştıkları, üstüne kesinlikle düşünülmesi gereken şeyler ama karekterimiz bile sanki çıkarttığı dersi önemsemiyor gibi. Ezbere yaşıyor. Belli bir tepki tutarlılığı sergilemiyor. Bak bu ancak Fugui'nin yapabileceği bir şey, diyemiyorsunuz. Yazar bir şeyler anlatmaya çalışıyor! Bu slogan çok baskın geldi. Yazar zamanında Çin'de meydana gelen olaylar ve birkaç ders çıkartılacak durumu, Kanal7'de yayınlan filimlere yaraşır bir dramla anlatmak istemiş. Kitap bu sanki ama adı "Yaşamak" ise daha derin daha hayattan şeylerle, daha his dolu olmalıydı. Kitabın neredeyse bel kemiği
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,5bin okunma
X,Y,Z
Puan vermedi·250 syf.··
2023 17. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2023 12:32
"Telefonunu çıkart!" diyen dayılardan dahi kuşak çatışmasını iliklerimizde hissettiğimiz bu dönemde, sonradan gelen neslin önceki nesiller ile hayata yaşama biçiminin farklılığının; yıllar önce, kilometrelerce uzaktaki başka bir coğrafyada bir adam tarafından yazılmaya değer olarak görülmesi insanı hayrete düşürüyor. Sorunları çoğu zaman kendimize ve çağımıza özel sanıyoruz halbuki insanoğlu yaratılış itibariyle neredeyse hiç değişmiyor. Nesiller arası yaşam sitili değişse de nesillerin birbirinden beklentileri her daim aynı kalıyor. Her nesil kendi doğrularını başka nesle dayamanın peşine düşüyor. Ivan Turgenyev 1862 yılında kaleme aldığı Babalar ve Oğullar kitabı yazarın bilinen en ünlü romanı... Kitap nihilist bir karekter olan Bazarov'un çevresi ve özellikle kuşak farkından dolayı sürekli fikir ayrımına girdiği, kendisinden yaşça büyük karekterlerle girdiği polemiklere dayanıyor. Kitabı son zamanlarda popülerleşen X,Y ve Z kuşaklarının, kuşaklara ayrılma nedenlerine farklı bir perspektiften bakmak için de okuyabilirsiniz. Keyifli okumalar.
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Lilith Yayınevi · 201955,9bin okunma
Yaşamanın temelinde açlık var!
8/10
·158 syf.··
Beğendi
·
2023 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2023 17:54
Açlığı gidermenin, yemek bulmanın elbette ki birçok yolu vardır ama prensipleri olan biri bu yolların kaçını değerlendirebilir? Açlığa karşı kişinin midesine sunacağı bir şey yoksa geriye bir tek prensiplerini yemek kalır. Açlık'ta bizi, yazar olmak isteyen gazete ve dergilere, günlerce uğraştığı yazıları göndererek üç beş kuruş kazanıp karnını doyurmaya çalışan, genç bir delikanlı ağırlıyor. Çarkın çok hızlı döndüğü yapılan işlerde adelet ve ahlak aranmadığı bu çağda elde edeceği her kuruşu hakkı ile kazanmak isteyen baş karekterimiz, her geçen gün artan açlığıyla prensiplerini sorgulamaya başlıyor. Bedenin temel gereksinimlerinin zihnin ahlaksal kurallarına savaş açmasıyla oluşan bu ikiriliği anlatamaya çalışan roman, otobiyografik izler de taşıyor. Açlığı, sadece yemeğe indirgersek çoğumuzun yaşadığı; bulduğunda ise tek lokmayla mideye indireceği anlama duyulan açlığa, haksızlık etmiş oluruz.... Her alanda, her anlamda açlık duyan, her insanın kendisinden bir şeyler bulacağını düşündüğüm esnek ve anlamlı bir kitap. Keyifli okumalar.
AçlıkKnut Hamsun · Varlık Yayınları · 201735,7bin okunma