Söylemesi ona acı gelse de -canı kadar seviyordu edebiyatı çünkü- içinde yaşadıkları zamanın beş para etmediğini düşünüyor, gelecek için de umut beslemiyordu. Bunu söylerken kendisine bir kadeh şarap daha koydu.
“Hepimiz Tanrı’nın katında çocuktan başka bir şey değiliz. Hayatın kendisi büyük bir okul ve bizler sonsuzluğun çocukları olarak gerçekte ne olduğumuzun farkına varıncaya kadar derslerimiz bitmeyecek.”
“Yalan söyleyen, bu dünyada başarmaya çalıştığı her şeyin temelini yıkar. Sonunda, kum üzerine inşa edilmiş bir eve döner. Diğer taraftan, doğruyu söyleyen bir adamın basit kelimeleri evrenle bağlantı halindedir.”