Ezanlar okunur günbegün ve içli içli... Ama alnımı, alnına degdirmedikçe huzura ermeyecek bir çağıldama örseliyor şakaklarımı... Alnımda sanki Dağıstanlı atlılar... Ve ellerim titriyor zaman zaman... Bu divaneliğin ağır tütsüsünü... Ve omuzlarım çökeliyor seni düşündükçe... Unutma, şah eserin olan ben, gün geçtikçe artık viraneye dönüyorum...