Kitap üç bölümden oluşuyor: Lyon’da Düğün, İki Yalnız İnsan, Wondrak.
Lyon’da Düğün, Fransız Devrimi sırasında kurşuna dizilecek olan devrimcilerin bulunduğu hapishanede evlenmeyi bekleyen iki aşık birbirlerine denk gelir ve hapishanede evlenirler.
İki Yalnız İnsan, kendisini yalnızlığa mahkum hisseden iki insanın aynı noktada bir araya gelmesi ve birbirlerine dert ortağı olmasıyla aşkı bulmalarını anlatıyor.
Wondrak ise doğuştan yüzünde farklılıklar olan bir kadının toplum tarafından alay konusu olması ve yalnız bırakılması söz konusu. Tecavüze uğramasıyla dünyaya getirdiği çocukla hayata yeniden dönmüş ve ona sıkı sıkıya bağlanmıştır. Ancak bir gün çocuğunun askere gitmesi gerekir ve her şey kadının çocuğunu askere yollamak istememesiyle başlar..
Mitsuha kırsalda kardeşi ve büyükannesiyle birlikte yaşıyor. Küçük olan kasabadan, sıkıcı hayatından şikayetçi ve gelecekte hep Tokyo’da yaşamanın hayalini kuruyor Mitsuha. Hatta kitabın en başında erkek olmanın hayalini kuruyor ve bir gün rüyasında kendisini erkek,Tokyo’da yaşayan bir erkek, olarak görüyor.
Taki ise Tokyo’da lise öğrencisi olan yakışıklı karakterimiz. Ve bir gün rüyasında kendisini bir kız, kasabanın birinde kız kardeşi ve büyükannesiyle yaşayan bir kız, olarak görüyor.
İştee şimdi her şey karmaşık bir hal alıyorrr. Mitsuha ve Taki birbirlerinin yerine geçmeye ve bu şekilde yaşamaya ayak uydurmaya çalışıyorlar. Ta kiiiii Mitsuha ortadan kaybolana kadar...
Çizgi roman okumayı çok seviyorum gerçekten ama bu roman diğerlerinden bambaşkaydı sanki. Kitabı almadan önce yorumlarını okurken anime filminin olduğunu da gördüm ve filmini de en kısa zamanda izlemeyi düşünüyorum.