• Pythagoras’a göre insan dışında hiçbir canlının doğal sınırlarla bir sorunu yokken, insan kendi varlığına zincir vurduğunu düşündüğü her şeyi kırmak eğilimindedir.
• Savaş insanlara değil, insanlıkla ilgisi olmayan canavarlara yakışır.
• Doğru zamanda aptallığa vurmak en büyük bilgeliktir.
Deliliğe Övgü’de Erasmus, döneminin sistemini, ahlakını, din adı altında gerçekleştirilen amacına tezat eylemleri, kilisenin gücünü kötüye kullanmasını, bilgeliğini göz önünde tutanları, soyluları, ilahiyatçıları, hukukçuları, bilim insanlarını, sanatçıları kısacası toplumu oluşturan her kesimi alaylı bir dille eleştiriyor. Hah, bir de düşüncelerine yer verirken dobralığından ve sivri dilinden vazgeçmiyor. Ayrıca Erasmus kitabında kendisini bir kadın karaktere büründürüyor ve kitabını Thomas More’a adıyor. Dönemi ve kitap hakkındaki araştırmalarımın sonucunda Erasmus’un kendisini neden bir kadın karaktere hapsettiğini anladım sanırım. Çünkü döneminde kadınlar, kadınların fikirleri, eleştirileri ve düşünceleri önemsenmiyor, göz ardı ediyor. Ve galiba Erasmus da bu cinsiyetin arkasına geçerek fikirlerini sivri diliyle anlatma cesaretini ortaya koyuyor. Kitabı severek okudum. Benim olumsuz karşıladığım tek nokta dipnotların bir noktadan sonra aşırıya kaçmasıydı. Eğer bir felsefe kitabı okumak istiyorsanız ve daha öncesinde hiç bu tür bir kitap okumadıysanız bu kitapla başlayabilirsiniz