"Allah, sorumlu tuttuğu herkese sorumlu olduğu şeyi soracaktır; onu koruyup korumadığına bakacaktır. Erkeğin de ailesini koruyup korumadığına bakılacaktır.”
(İbni Hibban, 4493)
Aile esastır, çekirdektir. Sıkıntısı ve getireceği sorumluluğu da ona göre olacaktır. Buna hazır olmak gerekiyor. Aile içi sıkıntı yaşayanların en önemli hataları aileyi, her şeye hükmedebilecekleri, her şeyi emredebilecekleri bir yer olarak görmeleridir. Aileyi idare etmenin ordu idare etmekten zor olabileceğini kavramış olmalıyız. İnsanın umudu ve geleceği ailedir. Şeytanın da birikimi aile üzerinedir. Hak ve batılın en keskin sürtüşme alanı şüphesiz aile olacaktır. Bu, gayet tabiidir. Mü'min yüreği, genişliği ve kapsamlılığı itibarıyla bu yapıdadır.
Herkes sorumludur, herkesin de sorumluluk alanları bellidir. Bu sorumluluğu bize yükleyen imanımızdır yani mü'min olmamız başıboş olmamıza manidir. Muhakkak sorumluyuz. Hangi kimlikle nerede bulunuyorsak imanımız bize orada bir sorumluluk yüklemiştir.
Çocuklarımızın olaylara bakan gözlerini, muhasebe yapan beyinlerini onların yaşayacakları zamanlara göre düzenlememiz "sorumlu baba, sorumlu anne, sorumlu eğitimci" kimliğimizin gereğidir.
"Kimin derdi dünya olursa Allah, onun işini dağıtır. Fakirliği gözünün içine sokar. Sonunda da dünyalık olarak onun için yazılandan başkası gelmez kendisine."
(Tirmizî, Sıfatülkıyameti, 30/2465)