Oedipus kompleksi ne kadar güçlüyse (otoritenin, dinsel öğretilerin,eğitimin ve okumanın etkisi altında) baskılamaya ne kadar hızlı boyun eğiyorsa süper egonun ego üzerinde vicdan veya belki de bilinçdışı bir suçluluk duygusu biçimini taşıyan daha sonraki egemenliği de o kadar katı olacaktır.
Freud'a göre insan kişiliği üç ana yapıdan oluşur (id, ego, süperego). Id dediğimiz yapı alt benlik. Yani kişisel arzularımız, dürtülerimiz ve isteklerimizin bulundurduğu evre ve bu doğuştan itibaren insana atfedilmiş. Ego'da benlik unsurudur. Ego'ya göre id'in ya da süperego'nun yapılarında olan kurallar ya da unsurları dengelemek gerekmektedir. Yani mesela "açsın ama yemek senin değil" burada mantığa göre sonuçlar işlenmelidir. Süperego dediğimiz üst benlik'te de ahlak ve vicdan diyebiliriz. Bir davranış ahlaka göre ne kadar doğru ya da yanlış. Buna örnek olarak görgü kuralları da diyebiliriz. Bu üç yapı birbirleriyle de çelişebilir ve savunma mekanizmaları oluşturabilir. Ayrıca Oedipus kompleksi dediğimiz erkek çocuğun anneye duygusal bir bağlılık göstermesi ve hemcinsi olan babasını rakip görmesi. Freud bunu "id, ego, süperego" ya bağdaştırmıştır. Oedipus kompleksi genelde Fallik (3-6 yaş) dediğimiz dönemde görülür. Id ile bağdaşımı çocuğun istediğinin olması ve anneye karşı arzusal isteğinin olması gibi ayrıca saldırgan tutum sergilemesi. Ego ile birlikte çocuğun zamanla gerçeği farketmesi ve kendi dürtülerini bastırmaya çalışmasıdır. Bu süreçte Oedipus kompleksi aslında çözülmeye başlar. Süperego'da da çocuğun aslında babaya karşı içinde barındırdığı korku ve hayranlık duygusu ortaya çıkmaya başladığında Oedipus Kompleksi'nin çözüldüğünü gösterir. Çocuk bir gelişim sağlar ve ayrıca Elektra Kompleksi'nin de Oedipus kompleksi'sinden türediğini de anlamış oluruz Freud'un bu kitabında. Yani psikanaliz sürecinin nasıl ortaya çıkışı, etkisini anlatmıştır Freud.
Ego ve IdSigmund Freud · Oda Yayınları · 2019536 okunma