Aşkı yüksek bir yere koyup, sevilen şarkılarda yapıldığı gibi, “Aman ne güzel bir duygu!” demek istemiyordum. Bu duyguyu -tıpkı bir trafik kazası gibi- hayatta başımıza gelen ve çoğu zaman bize istemediğimiz kadar acı veren bir şey olarak anlatmak istiyordum. Masumiyet Müzesi her şeyden önce aşk hakkında bir düşünmedir.
Onu kollarımda tutmak ne büyük mutluluktu Allahım! Dünyanın derinliğini, güzelliğini, sınırsızlığını hissettim. Göğsü göğsüme, başı omzuma dayanmıştı; onu değil bütün dünyayı kucaklamışım gibi geldi bana.
Birlikte sahaflara gidip kitaplar alıyorlar, bitpazarına gidip eski plakları buluyorlar.. Akşamları Maksim’e Bebek Gazinosuna gidip Müzeyyen Senar’ı dinliyorlar..