Ömrüm boyunca başıma dert olan uykusuzluk belasının bana kimden miras kaldığını da böylece daha iyi anladım. Babam da tıpkı benim gibi uyuyamıyordu. Ama aramızda önemli bir fark vardı :ben her şeyi düşünmekten uyuyamıyordum, o hiçbir şeyi unutamadığı için.
Galiba , yıllar sonra bir araya gelip hiçbir şey konuşmadan yoluna devam eden herkes gibi , ikimizde içimizde o garip karmaşayla yeniden yollara sapmalıydık . "
Yolun bundan sonrası biraz zorluydu. Hem konuşmak istemediğim bir baba hem de tırmanmak zorunda olduğum bir dağ yolu beni bekliyordu. Belki de benim için ikisi de aynı şeydi, kim bilir.