Ne bileyim çık gel işte..
-"Çok sevdiğim kitabım sende kalmış." de
- “Hiç bir kitapçıda da kalmamış.”
de.
Hani belki yağmur yağmıştır, üstün ıslanmıştır,
içeri buyur ederim.
Hatta
- “Üşümüşsündür dur bir kahve yapayım.”
derim.
Otururuz, susarız.
Biz susarız, özlem konuşur.
Biz susarız, gözler konuşur.
Ne bileyim çık gel işte.
Uydur bir bahane...