“Bizim için değerli anılar taşıyan yerlerde ayak izlerimiz niye silinir? Niye kalmaz? Duyşen'le birlikte indiğimiz o dağ yolunu bulabilseydim, kendimi yere atar, öğretmenimin ayak izlerini öperdim. O dağ yolu, dünyanın bütün yollarından daha değerlidir benim için. O güne, o yola, beni ışığa, taze umutlara götüren o dağ yoluna şükürler olsun... O gün parıldayan güneşe, toprağa şükürler olsun...”
.
“ama sonuçta sabırlı olmak, zamanı zamana bırakmak gerekir, bir defa şunu öğrenmiş olmamız gerekir ki, yazgının kendi amacına ulaşabilmesi için çok dönüp dolaşması gerekir, bu kadıncağıza şu anda nerede olduğunu bildiren o planın vaktiyle oraya neden konulduğunu ancak yazgı dediğimiz şey bilebilirdi”