Gerçekten sevdiğim pek az insan var; hele saygı duyduğum daha da az insan var.
Dünyayı tanıdıkça hoşnutsuzluğum daha da artıyor; her geçen gün insan karakterinin tutarsızlığına ve akıllı, duygulu görünenlere bile güvenilmeyeceğine olan inancım güçleniyor...
Jane Austen
"... Yüzyıldır hiç konuşmadım, hep bekledim, karanlıkta bekledim, yalnızlıkta bekledim, yalnızlığımda bekledim. Kitaplar okudum, filmler seyrettim, düşünceler geliştirdim. Hayatıma değin sahneler yazdım, sahneler tasarladım, bunları canlandırmak istedim, ümit ettim, düş kurdum, gelecek biriktirdim. Erteledim, erteledim. Yüzyıldır hiç konuşmadım, hiç konuşamadım.Hiç kimseyle konuşamadım. KİMSE. KİMSE. KİMSE.Kim, kimin kimsesi olabiliyor ki sevgili prensim?
Herkes önünde sonunda kendi kendinin kimsesi oluyor.Hiç kimse yoktu ki zaten, nasıl olabilirdi hem? Bütün çevremi uykunun kundağı sarmışken, sarmalamışken?
Düşlerimin sessizliğinde yaşadım. Düşlerimin sessizliğini, sesizliğin karabasanını, nasıl anlatabilirdim size?
Murathan Mungan
Endişeleriniz, zorluklarınız ve engelleriniz olmasa bile, her şeye çok kolay ulaşamazsın. Yine de kendine güvenmekten vazgeçme. En iyi çevre ve koşullarla birlikte en eğitimli çevrelerde bile bulunsak da Robinson Crusoe veya başka doğal bir insandan bir şeyler değil, kendimize özgü bir şey saklamalıyız, aksi takdirde kendimize destek olamayız. Ruhunun ısısını soğutmasına izin verme, tam tersi, onu destekle. Kim yoksulluğu rızıklandırır ve onu severse, o kişi büyük bir hazineye sahip olacaktır; asla vicdanına sağır olma, bu iç ses Tanrı'nın en iyi armağanıdır: Kim onu duyar ve ona itaat ederse, sonunda onun dostluğunu kazanır ve asla yalnız olmaz.
Tanrı'ya inanan kişi, çaba harcamadan ve acı çekmeden değil, sonunda hayatın tüm zorluklarını yendiğinden mutludur.
Konuşan senin depresyonun, Marge, sen değilsin. Depresyona her gömülüşünde tekrar tırmanıp yukarı çıktığını anımsa.
Depresyonun iyi yani - tek iyi yanı - her zaman sona ermesidir.