Şükretmek mi sevginin başlangıcıydı, sevgi mi şükretmenin? Önemli değildi aslında; sonuçta insanı uzun vadede mutsuz eden şeyler kelimeler değillerdi. İnsanı mutsuz eden anılardı, solmak bilmeyen, yerinden oynamayan karanlık anılar.
O zaman on dört yaşındaydım. O yaşta insan kendini büyümüş ve bilge hissedebilir, oysa dünyadan haberi yoktur ve zeka sandığı şey aslında sadece tevazudan uzak, erken edilmiş bir sezidir. İşlerinin kendiliğinden yolunda gitmesi gibi...