Ben nâbedîd bir yolcuyum, göklerden
Dolunaya dokunmayı öğrendim
Ufuklara bakıyorum; bir adam
İçimde kanayan yıllar görüyor
Sana bakıyorum; yitiyor zaman
Bedenim donarken, kalbim eriyor
Sen yeşili kaderinden almışsın
Bulutlardan koparmışsın gülleri
Denizlerin, yaralı ırmakların
Baharı bilsinler diye her sabah
Gözlerinden geçiyorsun belli ki
Kirpiğinde meddi cezir günleri
Haddin değil tebessümleri
Aramak gecenin çığlıklarında
Bekledin ki, suya dönüşsün zaman
Aksın parmak uçlarından öteye
Bekledin ki, gelir belki bir yolcu
Sarar seni ipek rüyalarıyla