“Görülecek, işitilecek, tadılacak, okunacak, yazılacak, yapılacak o kadar çok şey birikiyor ki, bundan sonra hayatımın bütün bunlara yetişemeyeceğinden korkuyorum.”
Yapacak bir şey yok ki, dedi Tsukuru kendi kendine. Zaten boş olan bir şey, bir kez daha boş kalmıştı yalnızca. Kime şikayet edebilirdi? İnsanlar onun dünyasına giriyor, onun ne kadar boş biri olduğunu keşfediyor, bundan emin olduktan sonra da çekip gidiyorlardı. Geride boş, hatta bomboş Tsukuru Tazaki kalıyordu yine, tek başına. Durum bundan ibaretti.
...gerçek dediğin, kumları altında kalmış bir şehir gibidir. Zamanın akışıyla üstündeki kum daha da kalınlaşırsa gerçek iyice derine gömülebilir; yine zamanın akışıyla birlikte kumlar rüzgarla savrulursa, görünür hale de gelebilir.