Şu hayatın acımasızlığına bak; kuşlar da ölünce toprağa gömülüyor. Oysa onların ruhları gökyüzüne ait. Bir mezarlık olmalı. Gökyüzünde. Bulutlara dokunabilen bir mezarlık. Belki o zaman, bir nebze de olsa, kuşlar hak ettiği özgürlüğe kavuşabilir.
Atılay Aşkaroğlu
"... Yeryüzünde hiçbir insan hiçbir insana benim sana yaptığım kötülüğü yapmamıştır. Bütün bunlara rağmen, gel. Sana 'Gel' diyecek kadar yüzsüz ve alçaksam ne haltedeyim, öyleyim işte. Fakat, gel. Ve benden nefret ederek, beni hor hakir görerek de olsa, beni bir daha yalnız bırakma..."
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin. Hem de öyle çocuklarına falan kalır diye değil, ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için...