Annabel Lee

Annabel Lee
"Cogito, ergo sum!"
Hayatım bir film olsaydı, izlerken ya uyuyakalır ya da yarısında çıkardım.
Sayfa 73
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Günümüz dunyasinin en iyi tasviri...
Her yerden logolar, amblemler, sloganlar fışkırıyordu. Kadınlar, iç çamaşırlarının ve ayakkabılarının marka etiketinden aldıkları destek nispetinde özgüvenliydiler. Erkekler, otomobillerinin modeline bağlı psikolojik bir hiyerarşi içinde trafikte seyrediyordu. Rekabet kızışmıştı. Kimliği belirsiz düşman, topluma kendi karakterini vermişti. Köleliğin adı konmamış biçimleri devredeydi. Kula kulluk almış yürümüştü. Bir sinir harbi evrenindeydik. Kainat, bütün tuzakların toplamı olan bir tuzağa dönüşmüştü. Sahtelik, aldatma ve avuntuyla karılmış harç, hayatın temelini teşkil ediyordu. Göstermelik neşe, süreğen blöf ve sentetik nezaket prosedürü, bu temel üzerinde yükseliyor. Neşe deliliğin, blöf ihanetin, nezaketse cinayetin bariz ve doğal ipucuydu.
Sayfa 68
Aşk, gençlerin oynadığı fakat ihtiyarların bildiği bir oyundur.
Sayfa 47
Dünya, kuşların tuvaletidir. Mülazım İshak Bey
Milyonlarca aptal gibi o da normal görünüyor.
Sayfa 41