Misaki

Misaki
Bir çift mavi gözün ışığında ~ MKA ~ 1881-193∞ anitsayac.com 🪽
Ey Türk! Bu kudret Atandan geliyor. Kanında şanlı tarihin destanları, yüreğinde hürriyetin ateşi var. Demokrasine uzanan elleri kır, sana bu vatanı ve Cumhuriyeti emanet eden Atanı unutma!
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Diyarbakırspor'un Tarihsel kronolojisi
Ahmedspor Süper Lig'e yükseldi. Futboldan ziyade ülkenin fay hatlarını tetikleyen bir spor kulübüdür Ahmetspor. Tribünlerdeki siyasi mesajlarıyla, deplasmanlarda yaşanan vurdulu kırdılı olaylarla falan özellikle etnik siyasetiyle tartışılan bir spor kulübü. Kürt meselesinin simgesi haline getirilen bir spor kulübü. Etnik kimliği formayla özdeşleştiriyorlar. Açılım sürecini, PKK'yı, Abdullah Öcalanı kulüple özdeşleştiriyorlar. Tribünlere, Diyarbakır caddelerine işte bu yönde pankartlar asıyorlar. Ahmetspor'u ideolojik aidiyet olarak sunuyorlar. Dem Parti'nin spor kulübü olarak sunuyorlar. Bizzat eski kulüp başkanı söylüyor bunu. Ahmetspor bir spor kulübü olmaktan çıktı diyor. Peki ne oldu? Milli kimliği temsil eden milli takıma dönüştü diyor. Neresinin milli takımı olmuş oluyor? İnternet platformunan açık açık söylüyorlar. Kürdistan milli takımı diyorlar. Ahmetspor'u tebrik edersen eğer demokrasiden yanasın. Barıştan kardeşlikten yanasın. Amedspor'u tebrik etmezsen ırkçısın, faşistsin, savaş yanlışsı falan böyle sunuyorlar. Etnik kimlik üzerinden tribün kavgalarına hatta ticari itiş kakışlara bile sebep oluyorlar. Bursa'yı hatırlayalım mesela. Bugün Amedspor olarak telaffuz edilen spor kulübünün orijinal adı yani kuruluş adı Melik Ahmet Turanspor. Melik Ahmet Turanspor. Çünkü 1972 yılında Diyarbakır'ın Melik Ahmet Semti'nde kuruluyor. Semtin adıyla kuruluyor bu kulüp. Melik Ahmet Semt Suriçinin Urfa kapıya doğru uzanan en eski ve en geniş caddesi. Aynı zamanda Melik Ahmet Paşa camisi var o cadde üzerinde. Muhit'in ismi de o camiden geliyor. Melek Ahmet Paşa aslında orijinali bu ama halk arasında Melik Ahmet denir. Amedspor'un 1972 yılındaki kuruluş isminde yer alan Melik Ahmet Turanspor'un Melik Ahmeti buradan geliyor. Peki kimdir bu Melik Ahmet? Melek
Yugoslavya'nın bölünmesi bir futbol müsabakasında başlamıştı
36 yıl önce; 13 Mayıs 1990'da Zagreb'in Maksimir Stadı'nda oynanan Dinamo Zagreb-Kızılyıldız maçında Hırvat futbolcu Zvonimir Boban'ın polise attığı tekme sonucu adeta kıyamet koptu. 59 polis, 79 taraftarın yaralandığı olaylar Yugoslavya'daki iç savaşın fitilini ateşledi. Ve ülke bölündü. TARİH: 13 Mayıs 1990 YER: Maksimir Stadı | Hırvatistan-Zagreb MAÇ: Dinamo Zagreb-Kızılyıldız SONUÇ: İç savaş Bugün, Dinamo Zagreb-Kızılyıldız maçında Zvonimir Boban’ın polise attığı tekme ve Yugoslavya’da iç savaş fitilinin ateşlenmesinin 25. yıl dönümü... Yugoslavya Futbol Ligi’nde şampiyonluk için çekişen Dinamo Zagreb ile Kızılyıldız, sahaya adım atmadan ateşlendi olayların fitili... İç savaşın ana sebebi olmasa da, süreci hızlandıran bu karşılaşma öncesi ve esnasında neler yaşanmadı ki... Asitle tel örgüleri eritip, sahaya giren 3 bin ‘Delije’ (Güçlü-Cesur Çocuklar) üyesi mi istersiniz, yoksa olaylar sırasında sahanın ortasında kalıp polis tekmeleyen Zvonimir Boban mı? Her şey Hırvatlar ile Sırpların, gerek dış güçler, gerekse başa gelen partilerin düşünce yapıları ve girişimlerinden etkilenmesiyle çok önceden başlamıştı. Bu maç sadece bir ‘patlama noktası’ yarattı. O gün Maksimir Stadyumu’nun tribünlerini Dinamo Zagreb taraftar grubu Bad Blue Boys (Kötü Mavi Çocuklar) ve sonradan iç savaşta sayısız tecavüz ile katliama ‘Kaplanlar’ adlı örgütün başındayken karışacak olan Arkan (Zeljko Raznatoviç) korumasındaki Delije grubu doldurmuştu. Franjo Tuđman önderliğindeki Hırvat politikacılar Yugoslavya'nın federasyon yapısını yeniden düzenlemeyi arzularken Slobodan Milošević önderliğindeki Sırplar buna karşı çıkıyordu. Siyasi gerilim futbola da sirayet etmişti. Zagreb daha çok değişimi destekleyenlerin takımıyken Belgrad eski sistemi sürdürmek isteyenlerin desteğini arkasına
Milliyetçi Fenerbahçeliler’den zehir zemberek açıklama: “Fenerbahçe yönetimine hatırlatırız ki; burası işgal kuvvetlerine başkaldıranların kulübüdür, teslim olanların değil!”Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyeti tanımayan,Milli namusumuz olan istiklal Marşımızı ıslıklayan,Irak'ın Kuzeyinde 12 vatan evladımızı şehit verdiğimiz gün, terör seviciliği yaparak “bizimkilerin keyfi yerinde” paylaşımları paylaşan,Siyasi saiklerle ve malum odakların desteğiyle palazlanan bir yapının Süper Lig'e çıkışını kutlamak; şehitlerimizin aziz hatırasına ve Fenerbahçe'nin kuruluş ilkelerine ihanettir.“Atatürk'ün Kulübü” olmakla övünen bizlerin başını, terörle arasına mesafe koyamamış yapıları meşrulaştırarak öne eğmeye kimsenin hakkı yoktur.Mevcut yönetimin “giderayak” attığı bu imza, tarihimize sürülmüş kara bir lekedir.Biz Atatürkçü Türk Milliyetçileri olarak; dün neredeysek bugün de aynı sarsılmaz noktadayız.Fenerbahçe yönetimine hatırlatırız ki; burası işgal kuvvetlerine başkaldıranların kulübüdür, teslim olanların değil!Yeni gelecek yönetimin, camiamızın onurunu zedeleyen bu yanlışı düzelteceğine ve bu utanç lekesini temizleyeceğine dair inancımız tamdır. NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE!