“ ...henüz kurtulmuş değiliz...attığımız adımlar,
bundan sonra atılması lazım gelen adımların mebdeidir. Biz daha çok adımlar atmak mecburiyetindeyiz... Bu adımlar, hem çok seri hem de çok uzun olmalıdır...”
Sustu, Fikriye kadehi elinde, kalakalmışti; âdeta o da başka bir ufkun arkasındaki, kendilerini çapraşık ve zor bir davaya adamış, insanlara dalmıştı. Kimlerdi onlar? Neredeydiler? İçini çeker gibi, yumuşak ama kararlı bir sesle, Paşa’nın sözünü tamamladı:
“ ...şu halde, kendi mukadderatımıza kendimiz sahip olmak mecburiyetindeyiz...”
"...ankara'nın taşına bak
gözlerimin yaşına bak
türk yunan'a esir olmuş
şu allah'ın işine bak...
“...ankara’dan uçan kuşlar
afyon yaylasında kışlar
biz İzmir'i alacağız
kolu sırmalı çavuşlar!.. ”