Gülay laylay

"İnsanların tapındıkları suretler putlar değil, bunların temsil ettiği manalar. Bu devirde heykelden bir puta inanacak kadar saf kimse kalmadı. Asıl olan , gözle görünmeyen putlar. İnsanların ekseriyeti bu görünmez putlara kulluk eder, asri zamanlarda putlarda suret değiştirdi" diye devam ettim. " Neymiş onlar?" Diye hafif bir alaycılıkla karşılık verdi Cemal "Mesela insanın kendi nefsi ,azgın iştahı, ihtirasları ,kibri, itibar , para ve hatta..."
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Zonaro bir kahkaha patlattı "bilmez miyim? ben de senelerce bu münakaşaların içinde kaldım. İşin kötüsü Batı medeniyetinin üstünlüğü için beni şahit tutmak istiyorlar. Lakin hakikati söylemek icap ederse ben İstanbul'dan yanayım. Böyle söyleyince de nedense bozuluyorlar " dedi. Donar olan cesaret alan Handan konuşmasına devam etti. Maalesef bizim münevverlerimizin derdi hakikati bulmak değil, her şartta haklı çıkmaktır üstat.
İşgüzarların lafları bir yana lakin sizin her şeye gericilik haftası vurmanız kendi insanınıza nefretinizin tezahürü. Garbın her türlü keyfiyetine ilericilik demek acınası bir durum. Softalar bizi çöle çağırırken siz de bizi kuru taklitçiliğe çağırıyorsunuz. Aslında birbirinizden farkınız yok. Kendi öz ruhumuzu keşfederek de asrileşebiliriz. Bu kadar sathi düşünmeyin. Yüksek fikirlere sahip olmak, illa ki kökünden kopmak demek değildir. Milletimizin mazisi, müktesebatı, malumatı, irfanı kafi derecede derindir.
Yüzüm sözcüklere sığmayan bir boşluğun sonsuz karanlığından başka bir şey değildi; varlığım zamanın hoyrat koşturması içinde, gerçekliğin bütün işaretlerini, bütün izlerini bir bir yitirmiş, sevdiklerimin zihninde bana dair kalan son hatıralar, toprağın altında huzursuz Bir uykuya dalan cesedimden evvel çürümüştü.
Kelimeler onun elinde bir jilete dönüyordu. Karşısındaki insanın vücudunda sabırla, ince ince kesikler açıyordu , akan kandan bir bitap düşmesini, acıya karşı koyacak dermanı yitirmesini seyretmekten zevk duyuyordu.