Gülay laylay

Olayları zihnimde sıraya sokabilmek için arada bir, "ne zaman?" diye sorduğumu hatırlıyorum. Birkaç kere duymazdan gelmiş, son soruşumda da feri kaçmış gözlerle yüzüme bakıp," bir zaman," diye cevap vermişti. Zaman diye bir şey olmadığını, kalbin saatinin yalnızca olmuşla olmamışa ayarlandığını böylece anlamıştım.
Reklam
Bir sırrı ifşa etmek tuhaf şeydi. Sır, kopmaz, görünmez bir bağ gibi geriliyordu paylaştığınız kişiyle aranızda. Bundan böyle sırdaşınızı sevmeye mecbur, ondan korkmaya mahkum oluyordunuz.
Üzüntüyü öfkeye çevirmekte de üstüne yok. Hoşuna gitmeyen bir laf duyunca hemen köpürüyorsun. Kime kurban denir, söyleyeyim mi sana? Kurban gibi davranmayı seçene. Yapma bunu Adalet. Yapma kendine.
Ne var ki hasretle beklenen insanlara daha çabuk kavuşulamadığı gibi , aceleyle koşulan yerlere de daha hızlı varılamıyor bazen. Sabırsızlandığında insanın ayağı en çok kendi telaşına takılıyor.
Ne aradığını bulsan, aradığını da bulacaksın.
Reklam