Gülay laylay

Bütün öğrettiklerimi unutun. Dünya dönüyor, evet, ama belki de burada, bu dağ başında dönmemesini bilmek daha doğrudur. Bir de hayat bilgisi dersleri verdim sevgili çocuklar, Ama hayatım gerçek bilgisini, siz, kendiniz, burada iki sınır arasında, bu dağ başındaki köyünüzden uzak kentlere gittiğinizde, askerliğinizde, öğreneceksiniz. Unutmayın ki, kitaplarda yazılanlar, okullarda öğretilenler her zaman doğru değildir. Benim için doğru olan, sizin için gerekli değildir.
Reklam
Bir Orta çağ dervişi gibi , dağ başındaki köye sürülmüş biri olarak değil, teknesi batmış kazazede bir gemici olarak değil, kendini kurtarmak için burayı, bu yörenin en yüksek köyünü seçmiş, çilesini burada çekecek bir derviş gibiydim o gece. Elim kolum bağlı. Baş kaldırmanın yerine boyun eğme almış.
Sevgilisini boş yere bekleyen bir erkek için gece bitmek bilmez; gündüzleri çalışan işçi için bir gün kısa bir süre değildir; sert bir ananın kolları arasında yaşayan genç bir kız için bir yıl 100 yıl gibidir; isteklerimi, umutlarımı geciktiren her an bana dayanılmaz bir uzunlukta gelir.
Hiç kuşkusuz Bir kez Birinin Bozması gerek Töreyi. Ama buna Bir yabancı N'eyler?
Uzatmalı şöyle dedi bir soru üstüne öğretmene: Burada, gelen gelir, alan alır, vuran vurur, vurulan ölür. Kim vurdu? diye sorarsın. Kimse bilmez. Herkes bilir. Hiçbiri ağzını açıp söylemez. Bırakırsın. Çünkü vuranı bir başkası vurur. Diyeceksin ki, peki hukuk nerede, kanun nerede? Dağın hukuku, kanunu da bu, öğretmen.
Reklam