İnsanoğlunun sevinç, üzüntü ve diğer tüm hisleri bir sahne içinde yaşanıyor. İnsanlar şansın bir lav üzerine fırlattığı, gelecekteki kum çöllerinin, kar fırtınalarının yıldırdığı insanlar, bu ölmezlik tutkusunu nereden buluyorlar? Onların medeniyeti, kısa ömürlü yıldızlardan başka bir şey midir? Bir volkan, yeni bir deniz, bir kum fırtınası, hepsini dünya yüzünden silip atabilir.
İnsan olmak demek, aslında sorumlu ve sorumluluk sahibi olmak demekti. İnsan olmak, yoksulluk karşısında utanç duymaktır. Arkadaşların kazandığı başarıdan onur ve mutluluk duymaktır. Kendi payına düşen taşı yerine yerleştirirken, dünyanın kurulmasına yardımda bulunduğunun farkına varmaktır.
Fırtınayla karışık yağmurlardan şikayet etmiyorum artık. İşin büyüsü önüme koca bir dünya seriyor ve ben o dünyada kara ejderlerle, tepelerinde şimşek çakan dağlarla karşı karşıya geleceğim; bu dünyada gecenin karanlığında tehlikelerden kurtulacağım.