... bu onların selamlama biçimleriymiş. “Seni tanıdım, seni kabul ettim, seni hayat dairemin içine alıyorum, kendimi senin yerine koymaya hazırım” anlamlarına geliyormuş.
Bir an hiçbir şey değişmemiş gibi geldi ona; sanki her şey dün kaldığı yerden aynı biçimde devam ediyormuş duygusu dipdiri bir kuvvetle yokladı içini. Değişmezliklerin insanda kimi zaman ümit, kimi zaman ümitsizlik uyandırdığını bilmiyor değildi. Zamanın en büyük aldatıcılığı, nelerin değişip nelerin değişmediğini insanlardan saklamaktaki hüneriydi; belki de değişenleri, değişmeyenler sayesinde gözlerden kaçılabiliyordu.