Mistral

“Kitaplar bize ne tür eşekler ve aptallar olduğumuzu hatırlatmak içindir. Kitaplar, tören alayı büyük bir gürültü içinde caddede ilerlerken, Sezar’ın kulağına, ‘Unutma, Sezar, sen de ölümlüsün,’ diyen pretoryen muhafızlarıdır. Çoğumuz dünyayı dolaşıp herkesle tanışamayız, bütün şehirleri göremeyiz. Bunun için zamanımız, paramız ve bu kadar çok arkadaşımız yoktur. Aradığın şeyler, Montag, dünyada, fakat vasat bir insan için onların yüzde doksan dokuzunu görmenin yolu kitaplardan geçer.”
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“Karım kitapların ‘gerçek’ olmadığını söylüyor.” “Bunun için Tanrı’ya şükret. Onları, ‘Bir dakika durun,’ diye kapatabilirsin. Onlara Tanrı’yı oynarsın. Fakat TV oturma odasına bir tohum ektikten sonra onun sizi kavrayan pençesinden kendisini kurtaran olmuş mu? Sizi istediği biçimde yetiştirir!”
“Ne kadar çok insan var, diye düşündü. Bizim gibi milyarlarca insan var, ne kadar fazla. Kimse kimseyi bilmez. Yabancılar gelip seni rahatsız ederler. Yabancılar gelir, yüreğini kesip alırlar. Yabancılar gelir kanını alırlar.”
“insanları izlemeyi severim. Bazen bütün gün metroya biner, onlara bakar ve onları dinlerim. Yalnızca kim olduklarını, ne istediklerini ve nereye gittiklerini kestirmek isterim. Bazen lunaparka gider, gece yarısı şehrin sınırında yarıştıklarında jet arabalara binerim. Onlar sigortalı olduğu sürece polis pek ilgilenmez. Herkesin on binlik sigortası olduğu sürece, herkes hayatından memnun. Bazen gezinirim ve metrolarda insanları dinlerim. Ya da büfelerde dinlerim ve biliyor musun neyi?” “Neyi?” “İnsanlar hiçbir şey konuşmuyorlar.” “Hayır, konuşmaları gerek!” “Hayır, hiçbir şey konuşmuyorlar. Çoğunlukla, arabaların, elbiselerin ve yüzme havuzlarının isimlerini sayıyorlar ve ne kadar harika olduklarını söylüyorlar. Hiç kimse diğerlerinden farklı bir şey söylemiyor. Çoğu zaman kafelerde, şaka makineleriyle oynarlar ve çoğunlukla aynı şakalardır ya da müzikli duvarın ışıkları yanar ve tüm renkli şekiller aşağı yukarı iner çıkar, fakat sadece renkler, soyut hepsi.”
“İnsanların başlarına getirip yücelttikleri bir liderleri her zaman vardır... bu, işte sadece bu, zorbaların türediği kaynaktır; ilk ortaya çıktığı zaman, o bir koruyucudur.”