Mistral

Bir girdap be­ni çok derinlere, okyanusun dibindeki kuyulara çekiyordu. Bey­nimin ortasında bir uçurum açılmıştı; kapkara, gölgelerle kaplı bir uçurum. Şefkat! Dağılıp gitmemi önleyebilecek tek şey olan şefkatin ta kendisi, beni böyle paramparça ediyordu.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yaşamaya katlanabilme­nin bazı koşulları vardı: Okumak, öykü yazmak, arada bir dans etmek, sokaklarda başıboş dolaşmak gibi.
Ölüme hazırlanan yaşlı bir kadın kadar umutsuz ve kırgındım.
Kişisel tarihimin tek bir teması vardı; hayal kırıklığı.
...o gözden ırak adada öğrendim ki, cennetle ce­ hennem iç içedir, ancak bir katil bir peygamber olabilir ve insan bir başkasına, aynı karabüyü ayinlerindeki gibi, dönüşebilir, çünkü insanın tam zıddı gene kendisidir.