Bugün her birimizin dini düşüncesi ve inancı olan asla dokunulmaz kabul ettiği anayasanın ilk 4 maddesi gibi gördüğü birçok şey yorumdan ibarettir.Bu yorumlar da İslam tarihindeki tek yorum değildir. Bunların bir tanesinin talihi yaver gitmiştir. Temsilcileri zamanın devlet erkanıyla paralel düşmüştür.Himaye görmüştür. Veyahut gerçekten daha tutarlı daha uzlaştırıcı olduğu için daha geniş taraftar bulmuştur ve yumurtayı dölleyen sperm hücresi gibi tarihte öne çıkmıştır. Ehl-i sünnet böyledir. Bazıları da marjinal kalmıştır ama hepsi birer yorumdur. Ayrıca biz ehl-i sünnet derken dahi çok geniş bir şemsiyeden bahsediyoruz.Bunun içerisinde alt ekoller ve klikler dahi vardır.Bu da bir mezhebin kendi içindeki ayrışma yorumlarıdır.Yorum oğlu yorumdur bizim sahiplendiğimiz.Burada cehalet şuradadır ki tarihin belli bir evresinde ve çoğusu da siyasi olaylardan neşet eden problemler üzerine kurulmuş inanç önermeleri ve beşeri tarihi yorumların bir tanesini sahipleniyoruz. Bu değişmez yegane hakikat gibi zihnimize kodluyoruz ve bu kalıpla diğer insanların dindar olup olmadıklarını veya inançlarının sahih olup olmadıklarını yargılıyoruz. Ben bu cehalete tabiri caizse için için yanıyorum fakat bu cehaleti idrak ettirecek bir platform da bulamıyorum.Söz duvara geçiyor karşı tarafa geçmiyor.
25/05/2020 Sinan Canan Mustafa Öztürk Emre Buga ile Bakış Açısı