Fakat insan bu komediye tahammül edebilmek için zaman zaman beynini boşaltmalı, tıpkı suyu akıttığı gibi beyninin içindekileri de akıtmalıymış, başka bir şey değil sevgili yapı denetçisi, beyni tıpkı mesane gibi boşaltmalı, dışar dökmeli, mesaneyle olduğu gibi beyinle de tuvalete çıkmalı, sevgili yapı denetçisi.
Bir sözcük kullanıyor ve bir insanı mahvediyoruz, bizim tarafımızdan mahvedilen bu insan o anda, yani onu mahveden sözcüğü kullandığımızda, bu ölümcül gerçekten habersiz oluyor, diye düşündüm.
Doğal olarak bizim diğer birçok kişiden daha şanslı oluşumuz para kazanmak zorunda kalmayışımızdı, başından beri yetrtince paramız vardı. Wertheimer bu paradan hep utanan biri olurken, ben paradan asla utandmadım, diye düşündüm, çünkü insanın içine doğduğu paradan utanması en büyük delilik olurdu, hiö değilse benim görüşüme göre, sapıklık olurdu, o da değilse, iğrenç bir sahtekarlık olurdu, diye düşündüm.
Her insan tek başına olağanüstü bir kişidir ve gerçekten kendisini tüm zamanların en büyük sanat yapıtı olarak görür, ben hep böyle düşündüm ve böyle düşünme iznini kendime tanıdım, diye düşündüm.