Kireç Ocağı

Thomas Bernhard
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 59 dk.
Sayfa Sayısı:
176
Basım Tarihi:
Mart 2025
İlk Yayın Tarihi:
Ocak 1970
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Orijinal Adı:
Das Kalkwerk
ISBN:
9789750834059
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·172 syf.··
2018 36. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2018 21:19
Şunu peşin peşin söylemekte fayda görüyorum ki, bu yazımın içerisinde kurduğum ve kuracağım her cümle, iki gündür Thomas Bernhard ile ilgili yaptığım araştırmalar ve aşağıda bahsettiğim videoyu derinlemesine incelemem sonucu vardığım kanılarımdan oluşmaktadır. Thomas Bernhard'ın okuduğum ilk kitabı Sarsıntı idi. Sarsıntı'yı bitirdiğimde çok etkilenmiştim ve yeniden Bernhard'ın "deli saçması" cümlelerini okumak için sabırsızlanıyordum. Bence Bernhard tam anlamıyla muhteşem bir deli. Hakkında yazacak o kadar çok şeyim var ki, nereden başlasam, nereye bağlayıp nerede sonlandırsam bu yazıyı diye bir türlü karar veremiyorum. Aslında kitabı dün bitirmiş olmama rağmen bu incelemeyi yazmak için ideal zamanımı bekledim. Peki bir incelemeyi yazmak için ideal zaman diye bir şey var mıdır? Bu sorunun cevabını Bernhard cümleleriyle size birazdan vereceğim, hiç acele etmeyin. Öncelikle, Thomas Bernhard'ın yazdıkları, hipnotize edici ve bir insanın beyninden geçen düşüncelerin kendisi kadar hızlı. Bernhard, tam olarak "dilinin kemiği olmayan bir deli." Çekinmiyorum kendisine deli demekten. Çünkü kesinlikle deli olduğuna kalpten inanıyorum. Hatta Metin T.'nin önermiş olduğu 49 dakikalık (youtube.com/watch?v=DV_7iVj...) videoyu birkaç defa izledim ve Bernhard'ın cümlelerine, mimiklerine ve gözlerine derinlemesine baktım. Bence o cümleler ve o gözler asla normal bir insanın cümleleri ve gözleri olamaz. Mutlaka Bernhard'ın beyninde bizimkinden farklı bir şeyler var. İnanılmaz gürültülü bir zihne ve tehlikeli birçok düşünceye sahip olduğu belli. Açıkçası çok etkilendim kendisinden ve röportajlarında kullandığı her bir kelimeden... İnsan beyninin yapamayacağı tek bir şey vardır, o da düşünmeden durabilmek. Bir
Felsefe
Kireç OcağıThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2025408 okunma
~~~ThomasBernhardKülliyatı~~~
9/10
·176 syf.··
2022 315. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Eylül 2022 16:53
~~~İnsan insanlarla sadece kirlenir~~~ Kitabın en etkileyici alıntısıyla başlarken; yazarda kulliyatta sona yaklaşan okumalarımda en zorlu kitabı buydu bence, buna rağmen yine de çokça etkileyiciydi, ince olsa da, daha kalın kitabını da okudum bukadar zorlanmamıştım :))(( oyüzden külliyat bitirme niyetiniz varsa sonlara saklarsanız kitabı daha iyi olur diye düşünüyorum. ~~~Kelimeler insanın düşündüğü şeyi mahvediyor~~~ Konrad, yirmi yıl boyunca kendisini ve sakat karısını, garip işitsel deneyler yaptığı ve başyapıtı yazmaya hazırlandığı terk edilmiş 1kireç ocağı ve yaşananlar. Hikaye, tekerlekli sandalyesine bağlı karısının ölümüyle başlar. Cinayet ve ona yol açan tuhaf hayat, adı açıklanmayan 1hayat sigortası satıcısı ve bağladığı durumlar çokça etkileyiciydi toplum içindeki yaşananları düşününce, yazmakta olduğu inceleme, sandalyeye bağımlı eş ve Konrad. Bu yazdığım durumlar ve ikili ilişki içinde kurduğu tekrarlı cümleler ve yine hiç bahsetmekten usanmadığı konular. Çocuk, düzen, hayat, sakatlık ile delilik-akıllılık arasında görme ve işitme üzerine ifadelerindeki yalnızlık ve sessizlik çığlığı... "Kireç Ocağı" hikayenin başlamasından beş yıl önce, yirmi yıldır işitme üzerine düşünüp durduğu, ancak henüz ilk satırını yazmadığı 1inceleme yazmaya hazırlanan olgun 1adam olan Konrad'ın, sakat karısıyla yerleşmesi ve yavaş yavaş gerçek 1hapishaneye dönüştürdüğü, parmaklıklarla donatılan, etrafı aşılmaz çitlerle çevrili, felçli eşiyle, efendi ve köle ilişkisi içinde yaşadığı terk edilmiş kireç ocağı ve oluşan uzun 1anlatı. İki kişiden, kimin kime işkence ettiğinin belli olmadığı durumlar. Bu atmosferde bize yavaş yavaş, hakkında hiçbir şey bilemeyeceğimiz ve tanık olarak hareket eden iki karakterin ifadeleri, izlenimlerini aktaran 1anlatıcı. Hikaye Konrad'ın karısının
Külliyat Okumalarım
Kireç OcağıThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2025408 okunma
Şu yaşamak derdi olmasa..
Puan vermedi·176 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Sonradan vurup öldüreceği karısını da alıp, dış dünyadan neredeyse yalıtılmış bir kireç ocağına yerleşiyor adam. İşitme üzerine bir başyapıt yazacak. Hele şu yaşamak derdi olmasa, öfkesi olmasa, adımlarını sayarken delirecek gibi olmasa, geç kalmışlık olmasa, ah şu insanlar, hayvanlar, yollar ve dahası olmasa, ideal zaman bir gelse, yazacak. Bernhard’ın yarattığı en saplantılı beylerden biriyle, Konrad’la tanıştınız. Buyrunuz efendim. Bernhard’ın birçok romanında anlatı, obsesif bir zihnin kendi etrafında dönmesi üzerine kurulur; bu kitapta farklı hissettiren, o dönüşün neredeyse tek bir mekân ve tek bir düşünce çekirdeği etrafında kilitlenmesi oldu. Sanki yazar, hareket alanını bilinçli olarak minimuma indirip, yoğunluğu maksimuma çıkarmış. Bu yüzden kitap daha daha sıkıştırılmış, daha basınçlı. Bu romanda dış dünya neredeyse tamamen geri çekilmiş bir defa. Toplum eleştirisi, Avusturya’ya yönelik o bilindik tiksinti hâlâ var ama arka planda, asıl mesele insanın kendi zihninde kurduğu hapishane. Okuduğum diğer Bernhard metinlerinde öfke dışarı taşardı. Burada ise öfke içeri çöküyor. Ve yine onlarda, hâlâ bir mücadele, bir hesaplaşma enerjisi vardı. Burada yıkım çoktan yaşanmış. Metin “olmakta olan”ı değil, olup bitmiş, yitip gitmiş olanın içinde kalmayı anlatıyor. Kitabın artık zaman hissi vermesi bundan belki. Tüm paragraflar üç noktayla başlıyor: Karakterin yarım kalmışlığı, hiçbir zaman “temiz” bir başlangıç yapamamış olması üç noktanın yaratıcısı zannımca. Öte yandan düşüncenin hep daha önce başlamış olmasını ifade ediyor üç nokta. Okur olarak sen de anlatıya gecikmiş giriyorsun. Ama sorun yok, Bernhard’ın dünyasındayız, zira burada hiçbir fikir ilk kez söylenmez, her şey zaten çürümüş bir tekrarın içindedir. Yazarın en klostrofobik, en sessiz ama en acımasız
Edebiyat
Kireç OcağıThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2025408 okunma
Yazıyorum, Yazacağım, Yazayazdım...
6/10
·176 syf.··
2024 100. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2024 01:12
İşte şimdi başlıyorum incelememe, başlayacağım şimdi, hazırlandım, bir şeyler düşündüm, planladım, kitabın şurasını şöyle, burasını böyle anlatırım diyerek kafamda tasarladım, işte şimdi kafamda bir bütün oluştu incelemeye dair. Evet, şimdi başlayacağım işte, inceleme yapacağımı biliyorum ama onun üzerine düşündüğüm için bir türlü başlayamıyorum, aslında tam şu anda istesem başlayabilirim. Doğru zaman mı, ben doğru kelimeleri mi kullanacağım, bilmiyorum, ama incelemem üzerinde çok düşündüm ve onu tam olarak kafamda olduğu gibi aktarmak istiyorum. Düşüncelerim kelimelerin katılığında yavanlaşmasın, banalleşmesin istiyorum. İşte evet, evet... Başlayacağım, şu anda başlamak için ortamım hazır, oturdum ve başlamak için doğru anı kolluyorum. Başlayacağım işte, daha iyi başlamak için bir süre ileri geri yürümeliyim, biraz yürüyeyim de zihnim daha verimli ürünler versin. Daha iyisi olabilir her an. Başladığım an ya geç ya da erken olabilir. Öyle bir başlamalıyım ki en doğru başlangıç olmalı o. Yazacağım incelememi, işte başlıyorum. Durun durun! (Kızmayın, kızmayın, kitaptaki ana karakter Konrad kitap boyunca bu düşüncelerle boğuşuyor. Onu okumak beni öyle çıldırttı ki hıncımı taklit etmekle çıkarabilirdim ancak. Şimdi de benim Konrad'a haykırmak istediklerime geçelim.) — Çıldırtıcı düşünceler... Başlayamıyorsun işte, anlasana! Doğru an hangisi? Nasıl karar vereceksin? Düşüncelerinin kelimelere döküldüğünde daha sönük hale gelmemesi mümkün mü Allah aşkına? Hem ortaya en fazla ne çıkarabilirsin? Dünyayı mı fethedeceğini sanıyorsun? Kim fethedebilmiş, kim mükemmel işler başarmış? Bırakalım bir kenara! Bugüne kadar kim ne yaptıysa, ne derece başarılı olduysa hepsi geçip gitmiş, hatırlansa da yalan yanlış hatırlanıyor (#255845073). Zaman her olmuşun
Dünya Edebiyatı
Kireç OcağıThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2025408 okunma
8/10
·172 syf.··
2020 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2020 23:19
Kondrad beş yıl boyunca kendini ve tekerlekli sandalyeye mahkum eşini hapsettiği metruk kireç ocağında "İşitme" başlıklı sanatsal, bilimsel yapıtını yazmaya hazırlanır. Karısı üzerinde tuhaf işitme deneyleri yapar. Fakat ne kadar uğraşırsa uğraşsın asla yazısını yazacağı uygun zamanı bulamaz ve yazmayı hep erteler. Bu yönüyle bana Tatar Çölü'nü hatırlattı. Tıpkı Bastiani kalesinden gitmek için doğru zamanın gelmesini bekleyen ama bir türlü o anı yakalayamadan ölen Drogo gibi.. Şimdiye kadar okuduklarıma hiç benzemeyen bir yazım stili ile yazılmış, okuması ve anlaması zor bir roman. Paragrafların olmayışı noktaların az ve virgüllerin çoğunlukta olduğu düşünce üzerine kurulu bol eleştri içeren bir roman pek bir aksiyon beklemeyin yani. Bernhard devletten tutun ilişkilere, akrabalığa, eşyaya, varlığa değin her şeyi baya sert bir şekilde eleştirmiş. Eğer sorgulama, düşünme, eleştirme üzerine okuma yapmayı seviyorsanız okuyabilirsiniz. Öncesinde yazar hakkında bilgi edinmek için ise Ayfer Tunç ve Murat Gülsoy'un Youtube'daki Bernhard üzerine yaptıkları söyleşiyi izleyebilirsiniz.
Kireç OcağıThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2025408 okunma
"İnsan, insanlarla sadece kirlenir."
9/10
·176 syf.··
2023 38. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2023 20:15
İnsan bu adamı okuyunca gerçekten kitap okuduğunun farkına varıyor, hayır hayır farkına varmak zorunda kalıyor çünkü size yaşattığı yorgunluk, size yaşattığı etkileyicilik, size yaşattığı güzellik buna neden oluyor. Hakan Günday'ın biraz daha zor hâli diyebiliriz bu adama. Kitabın konusuna gelecek olursak bir adamın bir inceleme yazmaya çalışması ama bunu yapacak ortamı ve zamanı bir türlü yakalayamaması, onun sonucunda yaşadığı krizler, üzüntüler, buhranlar... Basit bir şekilde anlattığıma bakmayın, okurken cümleleri anlayabilmek için zihninizi epey zorlamanız gerekecek. En azından ben zorladım. Belki de ben de bir sıkıntı vardır:D
Kireç OcağıThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2025408 okunma
Bu Yorumda Bernhardyen Üslup Denemesi Yapılmıştır
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2020 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2020 00:00
Konrad yürüme engeli olan eşiyle, işitme ile ilgili deneylerini yapmak ve yazmak için kireç ocağına taşınmış ama incelemesini yazamamış çünkü bir an da yazmalıymış başına oturduğu gibi bir an yazmalı bitirmeliymiş ama hep bir engel çıkıyormuş, ben de kitap ile ilgili incelememi bir an da yazıp bitirmeliyim. “Kelimeler insanın düşündüğü şeyi mahvediyor.” Konrad’ın hikayesi ilginç ama bir taraftan Bernhard’ın üslubu daha ilginç ve Bernhard daha ilginç olunca Konrad hem ilginç oluyor hem hiç ilginç değil. Konrad ve Bernhard’ın düşünceleri birbirine karışıyor; nefret veya öfke ya da nefret ve öfke. Konrad da işitme deneylerini yürütmek, incelemesini yazmak için kireç ocağına taşınmış ama insanlar sürekli rahatsız ediyorlarmış, tam yazacağı zaman zile basıyorlarmış. Eşi sürekli ondan saçma isteklerde bulunuyormuş, mahzenden şarap getir, camı aç gibi bunu sırf vaktini çalmak için yapıyormuş. İnsanlar zaten ya sizi meşgul ederler ya zihninizi, tek bildikleri vakit çalmak. Konrad kireç ocağına incelemesini yazamama nedenlerini, kurumlar ile ilgili eleştirlerini, insanlar hakkındaki düşüncelerini genelde Fro ve Wieser’e anlatmış, bir de cinayet var ortada önemli gibi önemsiz de, Fro ve Wieser anlatıyca anlatmış ama bazen çelişkililer,bir Wieser Fro’yu,bir Fro Wieser’i yalanlayarak,aynı zamanda da, söylemiş olduğum gibi, Wieser Fro’yu,Fro Wieser’i onaylarak anlatmışlar,anlatıcı bana anlattı ben de size. Kitabın arka kapağında asıl işitme deneyini okura yapmış diyordu. Handiyse tek paragraf kullanmış Bernhard, mişli geçmiş zaman, sürekli tekrarlar. Takıntılı karakterini üslubu çok iyi yansıtmış, tüm kitapları benzermiş, iki otobiyografik kitabını okudum Bernhard’ın öfkesini veya nefretini daha doğrusu öfkesini ve nefretini anlamak için öncelik verilebilir ya da verilmeli. Tüm
Kireç OcağıThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2025408 okunma
Kireç Ocağı
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2022 45. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2022 01:44
Karısıyla birlikte beş yıl boyunca kendini kireç ocağına kapatan bir adamın “işitme” konusu üzerine mükemmel bir inceleme yazma daha doğrusu yazamama serüvenine tanık oluruz. Ana karakterimiz Konrad’ın işitme konusuna ve bununla birlikte Urbantschitsch yöntemine karşı takıntı düzeyinde bir hassasiyeti vardır. Yürüme engelli eşi ısrarla kendi memleketi olan Toblach’a taşınmak istemesine rağmen Konrad, Sicking’te bulunan kireç ocağına taşınır ve karısıyla birlikte kendini buraya hapseder. Daha romanın başında karabinadan çıkan sayısını bilmediğimiz kurşunla Konrad’ın karısını öldürdüğüne şahit oluruz.
Kireç OcağıThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2025408 okunma
9/10
·176 syf.··
2026 37. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 17:11
KİREÇ OCAĞI#okudumbitti Duymak ile işitmek arasındaki ince çizgiyi bir paragraflık monolog tarzında kaleme alan ve Bernhard’ın başyapıtı sayılan Kireç Ocağı okuduğum diğer Bernhard kitapları gibi beni büyüledi… “İnsan insanla kirlenir”cümlesi kitabın kilit noktası olup 20 yıllık engelli eşini öldüren deliliğin sınırlarında gezen;Konrad’ın beyninde gezinen okuyucu hayatın algoritmasını bu zihnin süzgecinden geçirerek tutarken Bernhard’ın;insanlar,varoluş,yazma eylemi gibi düşünlerini de satır aralarında yakalayıp onun keskin zekasına hayran kalır… Bernhard okumanın,onun felsefesini anlamanın bir ayrıcalık olduğunu düşünen bir okur olarak oluşturduğu Konrad karakterinde de bunun ince yansımasını resmen yaşadım;deliliğin sınırlarında gezen bu karakterin yıllardır yaptığı araştırmalarına istinaden yazamamasına sebep bulduğu dışsal faktörleri öyle ironik bir şekilde kurgusuna yerleştirmiş ki bu zekaya hayran olmamak elde değil… Çok severek okuduğum bu kitabı özellikle zor ve farklı okumayı sevenlere ve Bernhard hayranlarına kesinlikle tavsiye ederim…
1000Kitap
Kireç OcağıThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2025408 okunma
9/10
·176 syf.··
2023 47. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Kasım 2023 12:25
En dehşet verici aynı zamanda kaçık cümle: "İnsan insanlarla sadece kirlenir". Kitabın sonunda bile hafızama kazınmış. Okurken yordu ama yine bir vurucu eserini iliklerime kadar hissettim. Kitap eşiyle kendisini kireç ocağına kapatan, işitme ya da duyum organı hakkında bir inceleme yazmak isteyen ancak yazamayan Konrad'ı anlatıyor. Konrad bunu kendisinden dolayı başaramıyor ve sonuç trajik bir cinayet. Kitap tek bir paragraf gibi. Noktasını virgülünü görmedim. Evet; kitap yorucu ancak Konrad'ın kaçık düşünceleri ile hızını arttırıyor. Okumaya değer, diğer kitapları gibi.
Kireç OcağıThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2025408 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Thomas BernhardYazar · 37 kitap
9 Şubat 1931'de Avusturyalı bir annebabanın evlilikdışı oğlu olarak Hollanda'da doğdu. Büyükannesiyle büyükbabasının yanında geçen çocukluk yılları sırasında (1932-42) Avusturya'nın çeşitli yerlerini dolaştı. İlk ve orta öğrenimini Salzburg'da yaptı. Ardından müzikoloji ve ticaret öğrenimi gördü. İlk yazısını 1950'de yayımladı. 1952-55 yılları arasında, Salzburg'daki Mozarteum'da müzik öğrenimine kaldığı yerden devam ederken Demokratisches Volksblatt gazetesinin adliye muhabirliğini yaptı. İtalya, Yugoslavya, İngiltere ve Polonya'da dolaştıktan sonra 1965'te Yukarı Avusturya'ya yerleşti. Aldığı birçok önemli ödül arasında 1970'teki Georg Büchner ödülü, 1971'deki Grillparzer ödülü, 1988'deki Prix de Medicis sayılabilir. Çok sayıda anlatı ve tiyatro eseri yazmış olan Thomas Bernhard'ın ilk anlatısı 1963'te çıkan Frost (Kırağı), son anlatısı ise 1988 tarihini taşıyan Auslöschung'dur (Sönüş). Türkçede yayımlanmış yapıtları arasında Odun Kesmek (YKY, 1999); Tiyatrocu (Mitos Boyut, 1999); Bir Çocuk (Mitos, 1997); Soluk Bir Karar (Mitos, 1997); Mahzen (Mitos Boyut, 1994); Neden (Mitos Boyut, 1993) ve Kahramanlar Alanı (Can, 1992) sayılabilir.