Kireç Ocağı

7,7/10  (3 Oy) · 
9 okunma  · 
2 beğeni  · 
605 gösterim
“İnsan insanlarla sadece kirlenir.”
Konrad, beş yıl boyunca kendini ve tekerlekli sandalyeye mahkûm eşini hapsettiği, metruk kireç ocağında tuhaf işitme deneyleri yürütürken İşitme başlıklı sanatsal-bilimsel-yazınsal başyapıtını yazmaya hazırlanır. Sonunda, kaç kurşunla olduğu bilinmemekle birlikte, karısını öldürür. Gün geçtikçe karanlığa gömülen bir ses labirentini andıran, dış dünyadan yalıtılmış kireç ocağının öyküsü bu “bilinmez son”la başlar...

Thomas Bernhard, en vurucu romanı Kireç Ocağı’nda, gözde temalarından biri olan kusursuz başyapıt tasarısıyla yaşama eylemi arasındaki çatlağı gösteren zihinsel çalışmanın kâğıda dökülmesindeki imkânsızlığı, saplantı, öfke, delilik eşiklerinde gidip gelen insanın karanlık, sakatlanmış, tekinsiz karakterini açığa çıkaracak “vuruş”larla araştırmaya girişiyor. Belki de yazar en can alıcı işitme deneyini okurla yaparken en dehşet verici cümle yine okurun kulağında çınlıyor: İnsan insanlarla sadece kirlenir.

“Dünyamızı, bilim dünyamızı birdenbire kaplayan netlik bizi dehşete düşürüyor, bu netliğin içinde donuyoruz ama onu biz istedik, biz çağırdık, dolayısıyla şu anda hüküm süren soğuktan şikâyet etmeye hakkımız yok. Netlik arttıkça soğukluk da artar.” - Thomas Bernhard
(ilk romanı Don ile aldığı Bremen Edebiyat Ödülü konuşmasından)

“Soğukluk olmadan netlik olur mu? Thomas Bernhard’ın Kireç Ocağı bu soruyu cevaplamıyor. Ancak bu soru, Kireç Ocağı olmadan cevaplanamaz.”
- Ernst-Wilhelm Händler, Frankfurter Allgemeine Zeitung

“Bernhard’ın düzyazısı hipnotize edici, durdurulamaz, düşüncenin kendisi kadar hızlı. Bütün büyük yazarlar gibi her an her şeyi söyleyebileceği düşüncesi uyandırıyor.” - The Washington Post Book World

"Bernhard'ın kahramanları ne kadar kaçmaya çalışırlarsa çalışsınlar dış dünyaya fazlaca açıktırlar; zihinlerinin içine çekileceklerine dış dünyanın anarşisini kucaklarlar (…) hastalığa, yenilgiye, haksızlığa teslim olmazlar, sonuna kadar çılgın bir öfke ve hırsla mücadele ederler. Sonunda yenilmişlerse eğer bizim okuduğumuz onların yenilgisi ve teslimiyeti değil hırslı kavgaları ve mücadeleleridir." - Orhan Pamuk
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2015
  • Sayfa Sayısı:
    172
  • ISBN:
    9789750834059
  • Çeviri:
    Esen Tezel
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 5 Alıntı

Reina 
04 Ağu 2017 · Beğendi · 8/10 puan

Konrad 'ın söylediğine göre, doktorların bahsettikleri hastalık daima doktorların adını koyduklarından çok farklı bir hastalık çıkarmış. Birinin kafa hastası olduğu ve hastalığının bir kafa hastalığı olduğu ve adı­nın şu şu olduğu söylenirmiş ama bu hastalık hakkında hiçbir şey, hatta hastalığın gerçekten kafa hastalığı olup olmadığı bile bilinmezmiş. İnsanın topalladığı söylenirmiş ama topallamasının nedeni bulunamazmış. Doktorlar karaciğerden ve böbrekten bahsederlermiş ama bahsettikleri hastalığın, söz konusu hastanın ne karaciğeriyle ne de böbreğiyle alakası olurmuş. Bütün bu hastalıklar ilk etapta,
organik izlenimi uyandıran ruh hastalıklarından başka bir şey değilmiş. Aslında organ hastalığı diye bir şey yokmuş. Konrad'ın Fro'ya söylediğine bakılırsa yalnızca ruh hastalığı diye bir şey varmış ve bütün bu ruh hastalıkları, yani bilinen, ki bilinmeleri aynı zamanda araştırılmış oldukları anlamına gelmiyormuş, ve her halükarda kesinlikle ruh hastalıkları olan bütün hastalıklar, doktorların karaktersizliği ve karaktersiz ihmalkarlığı ve karaktersiz kendini beğenmiş­liği ve karaktersiz alçaklığı ve öküzlüğü yüzünden sonunda organ hastalıklarına dönüşüyormuş.

Kireç Ocağı, Thomas BernhardKireç Ocağı, Thomas Bernhard

...hemen kireç ocağının içinin son derece dar bir hareket alanına sahip olduğunu sanıyormuş ama gerçekte kireç ocağında son derece geniş bir hareket alanı varmış. Fakat her tasavvur ve aynı şekilde her tasavvurun tasavvuru ister istemez daima yanıltıcı ve küçültücü olurmuş. İnsan düşünürse ister istemez bunu anlarmış. Gerçek olan gerçekte daima farklı, tam tersiymiş, daima gerçek olan, gerçekte. Varoluşumuzun başka hiçbir şeyden değil yanılsamadan ibaret olduğunun ille de dile getirilmesi gerekmezmiş.

Kireç Ocağı, Thomas Bernhard (Sayfa 23 - Yapı Kredi Yayınları)Kireç Ocağı, Thomas Bernhard (Sayfa 23 - Yapı Kredi Yayınları)
Reina 
 04 Ağu 2017 · Beğendi · 8/10 puan

Çocukluğuna bakarken bir felakete bakar gibi oluyormuş, nereden bakarsa baksın, çocukluğuna bakmak bir felakete bakmaktan başka bir şey değilmiş, tıpkı cehenneme bakmak gibi. Ne zaman çocukluğuna bir kapı açsa, zifiri karanlığa kapı açmış oluyormuş. İçeriden gelen tek şey soğuk ve insafsızlıkmış.

Kireç Ocağı, Thomas Bernhard (Sayfa 39)Kireç Ocağı, Thomas Bernhard (Sayfa 39)

...insanlarla birlikte yaşamanın zorluğu onun için daima kendisinin her zaman çok şey duyması ve çok şey görmesi, buna karşılık başkalarının hiçbir şey duymamaları ve hiçbir şey görmemeleri ve hangi kategoriden olurlarsa olsunlar insanları duyma ve görme konusunda eğitmenin imkansızlığıymış. Bir insan duyar ve görür ya da bir insan duyar ya da bir insan görür ya da duyar ve görür ya da duymaz ya da görmez ve hiçbir insana duymak ve görmek öğretilemez ama duyan ve gören, duymayı ve görmeyi kendi kendine mükemmelleştirebilir ve ben hayatım boyunca duymamı ve görmemi mükemmelleştirmek için her yolu denedim, özellikle de duymamı mükemmelleştirmek için, çünkü bir insanın görmesinden daha önemli olan şey, bir insanın duymasıymış.

Kireç Ocağı, Thomas Bernhard (Sayfa 21 - Yapı Kredi Yayınları)Kireç Ocağı, Thomas Bernhard (Sayfa 21 - Yapı Kredi Yayınları)

Kelimeler insanın düşündüğü şeyi mahvediyor, kağıt insanın düşündüğü şeyi gülünç hâle getiriyor ve insan mahvolmuş bir şeyi ve gülünç bir şeyi kağıda dökebildiğine yine de sevinirken, hafıza bu mahvolmuş ve gülünç olanı da kaybediyor. Kağıt muazzamlığı önemsizliğe, gülünçlüğe çeviriyor, dedi Konrad. Bu açıdan bakıldığında dünyada ve dolayısıyla tabiri caizse zihin dünyasının yarattığı dünyada daima mahvolmuş bir şey, gülünç bir şey oluyormuş ve dolayısıyla dünya üzerindeki her şey yalnızca gülünç ve mahvolmuş şeylermiş. Kelimeler düşünceyi indirgemek için icat edilmiş, evet, hatta şunu söyleyebilecek kadar ileri gidebilirmiş ki kelimeler düşünceyi ortadan kaldırmak için icat edilmiş, ki bunu da vaktiyle yüzde yüz başarmışlar. Ne olursa olsun, kelimeler her şeyi yerle bir ediyor, dedi Konrad. Umutsuzluk kelimelerden kaynaklanıyor, başka bir şeyden değil.

Kireç Ocağı, Thomas Bernhard (Sayfa 94 - Yapı Kredi Yayınları)Kireç Ocağı, Thomas Bernhard (Sayfa 94 - Yapı Kredi Yayınları)

Kitapla ilgili 2 Haber

2015 Yılında Yayımlanan En İyi 77 Kitap
2015 Yılında Yayımlanan En İyi 77 Kitap Yazarlara ve edebiyat eleştirmenlerine sorduk: “Bu yıl en çok severek okuduğunuz, okurlarımıza tavsiye edeceğiniz kitaplar hangileri?” 21 kişiden oluşan jüri üyelerimizin yaptığı seçimlere göre “2015’in kitapları” listesi huzurlarınızda… Not: Kitapların yanındaki (*) işaretleri aldıkları oyu temsil etmektedir.
SabitFikir 2015'in öne çıkan 50 romanını seçti!
SabitFikir 2015'in öne çıkan 50 romanını seçti! E-postalar, onlarca telefon konuşması ve bir süre sonra yapboza dönen tablo çalışmaları sonucunda (yorgun ve) gururluyuz. İşte 2015 yılının "öne çıkan" 50 romanı!