Adı:
Ucuzayiyenler
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
88
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750839757
Kitabın türü:
Çeviri:
Esen Tezel
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
“Yazıya dökülmemiş her düşünce neticede bütünüyle değersizmiş, çünkü harekete geçirirse bir tek sahibini harekete geçirir ve tarih yaratamazmış, kendisi ise doğal olarak tarih yaratma hırsına sahipmiş, ki söylediğine bakılırsa önemli, çığır açan bir metin yazmanın birinci koşulu da daima buymuş.”
Bağımsız bir bilim insanı olan Koller, on altı yıl önce Viyana’da Türkenschanz Parkı’nda bir köpeğin ısırması sonucu sol bacağını kaybetmiş ve o günden itibaren Fizyonomi adlı bilimsel çalışmasına odaklanmıştır. Fizyonomi incelemesini yıllarca kusursuz bir tasarı halinde kafasında taşır. Yürüyüşe çıktığı bir gün bir tür aydınlanma ânı yaşar. İncelemesinin ilk dört bölümünü, sol bacağını kaybetme olayını yaşamadan kısa bir süre önce Viyana Açık Mutfağı’nda (VAM) tanıştığı dört “Ucuzayiyen”in fizyonomileri üzerine çalışmasından ortaya çıkaracağı sonucuna varır. Eklemeyi tasarladığı beşinci bölüm ise kendi fizyonomisi hakkında olacaktır. Koller’in Ucuzayiyenler adını verdiği delice bilimsel tasarısı gerçekleşebilecek midir? Tesadüfler gerçekten tesadüf müdür?
Ucuzayiyenler, Thomas Bernhard’ın öteki kitapları gibi hem trajedi hem fars niteliğiyle okunabilecek, tersinin yüzüyle çarpıştığı bir anlatı. Hayatın saçma oluşundan ne azı ne fazlası.
"Bernhard'ın kahramanları ne kadar kaçmaya çalışırlarsa çalışsınlar dış dünyaya fazlaca açıktırlar; zihinlerinin içine çekileceklerine dış dünyanın anarşisini kucaklarlar (…) hastalığa, yenilgiye, haksızlığa teslim olmazlar, sonuna kadar çılgın bir öfke ve hırsla mücadele ederler. Sonunda yenilmişlerse eğer bizim okuduğumuz onların yenilgisi ve teslimiyeti değil hırslı kavgaları ve mücadeleleridir."
-Orhan Pamuk-
88 syf.
·2 günde·7/10
Thomas Bernhard zor okumaları seven kitapseverlerin durağı kanımca. Proust gibi Beckett gibi Hesse gibi belki de.

Ona başlamak isteyenlere SEL Yayıncılık imzalı beş kitaplık otobiyografik serisini önerebiliriz bir kez daha.

Bilim insanı Koller, parkta gezinti yaptığı sırada bir köpek tarafından ısırılır ve sol bacağını kaybeder. O gün ‘fizyonomi’ incelemelerine başlama kararı alır.

İnceleyeceği isimler çok da uzağında değildir. Viyana Açık Mutfağı (VAM) adı verilen yerde çalışan dört isim ilgisini çeker ve onları incelemeye koyulur. Ucuzayiyenler.

Orhan Pamuk’un da Bernhard kahramanları için söylediği gibi “onlar ne kadar kaçmaya çalışırsa çalışsınlar dış dünyaya fazlaca açıktırlar; zihinlerinin içine çekileceklerine, dış dünyanın anarşisini kucaklarlar.”

Buyurun.
Birisi yardım etsin lütfen. Kitap mı beni esir aldı yoksa ben mi esirdim tam olarak çözemedim ilerleyrbilmek için büyük uğraş veriyorum. Bitirebilmeyi başarsam da bir kaç defa okumam gerekecek sanki
82 syf.
·1 günde·7/10
Koller on altı yıl önce Türkenschanz Parkı'nda bir köpeğin ısırması sonucu sol ayağını kaybetmiş ve fizyonomi çalışmasına odaklanmıştır.Bu çalışmanın ilk dört bölümu Viyana Açık Mutfağı'nda tanıştığı dört ucuzayiyenin fizyonomileri üzerine beşinci bölüm de kendi fizyonomisi üzerine olacaktır. Koller,bu zihinsel yolculukta yalnız olmak isteyen,ailesi dahil bir kitleye dahil olmaktan kaçan,kendi dışındaki herkesin varoluşunu sorgulayan,değersiz bulan,kibirle yaklaşan biri. Çalışmasını tamamlayıp tamamlamadığını kitabın sonunda okuyoruz.
Thomas Bernhard'ın okuduğum ilk kitabıydi. Cümlelerin uzun oluşu ve kelime tekrarları okumayı benim için zorlaştırdı,bununla beraber saplantılı bir bilim insanını okumak güzeldi.
İşini ciddiye alan bir kitapçı bütün insan türünün en acınası olanıdır, çünkü vaktiyle yazılanların mutlak anlamsızlığıyla her gün hiç durmadan karşı karşıya gelir.
Daima her şey bireye karşıymış ve birey süreç içinde daima her şeyle tek başına mücadele etmek zorundaymış, ki bu süreç de doğal olarak daima ancak ölümcül bir süreç olabilirmiş. Hayat ya da varoluş, kendini her anlamda her şeyden kurtararak geleceğe atma yolunda sergilenen bitmek bilmez ve gerçekten aralıksız, umutsuz bir çabadan başka bir şey değilmiş, ki gelecek de yine o aynı, bitmeyen, ölümcül sürece kapı açıyormuş. Kitle, bırakın düşünmeyi, düşünceyi bile reddeder, çünkü aksi takdirde göz açıp kapayana dek yok olurmuş, dolayısıyla temelde, hiçbir şeye değil bir tek düşünmeye karşı olan, bütünüyle düşünce yoksunu bir kitleyle uğraşıyormuşuz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ucuzayiyenler
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
88
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750839757
Kitabın türü:
Çeviri:
Esen Tezel
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
“Yazıya dökülmemiş her düşünce neticede bütünüyle değersizmiş, çünkü harekete geçirirse bir tek sahibini harekete geçirir ve tarih yaratamazmış, kendisi ise doğal olarak tarih yaratma hırsına sahipmiş, ki söylediğine bakılırsa önemli, çığır açan bir metin yazmanın birinci koşulu da daima buymuş.”
Bağımsız bir bilim insanı olan Koller, on altı yıl önce Viyana’da Türkenschanz Parkı’nda bir köpeğin ısırması sonucu sol bacağını kaybetmiş ve o günden itibaren Fizyonomi adlı bilimsel çalışmasına odaklanmıştır. Fizyonomi incelemesini yıllarca kusursuz bir tasarı halinde kafasında taşır. Yürüyüşe çıktığı bir gün bir tür aydınlanma ânı yaşar. İncelemesinin ilk dört bölümünü, sol bacağını kaybetme olayını yaşamadan kısa bir süre önce Viyana Açık Mutfağı’nda (VAM) tanıştığı dört “Ucuzayiyen”in fizyonomileri üzerine çalışmasından ortaya çıkaracağı sonucuna varır. Eklemeyi tasarladığı beşinci bölüm ise kendi fizyonomisi hakkında olacaktır. Koller’in Ucuzayiyenler adını verdiği delice bilimsel tasarısı gerçekleşebilecek midir? Tesadüfler gerçekten tesadüf müdür?
Ucuzayiyenler, Thomas Bernhard’ın öteki kitapları gibi hem trajedi hem fars niteliğiyle okunabilecek, tersinin yüzüyle çarpıştığı bir anlatı. Hayatın saçma oluşundan ne azı ne fazlası.
"Bernhard'ın kahramanları ne kadar kaçmaya çalışırlarsa çalışsınlar dış dünyaya fazlaca açıktırlar; zihinlerinin içine çekileceklerine dış dünyanın anarşisini kucaklarlar (…) hastalığa, yenilgiye, haksızlığa teslim olmazlar, sonuna kadar çılgın bir öfke ve hırsla mücadele ederler. Sonunda yenilmişlerse eğer bizim okuduğumuz onların yenilgisi ve teslimiyeti değil hırslı kavgaları ve mücadeleleridir."
-Orhan Pamuk-

Kitabı okuyanlar 36 okur

  • Suat tatlı
  • Adem Kara
  • Şeyda
  • İsmail Cem Karaca
  • Meryem
  • Tuncay
  • Entelekheia
  • Ruken
  • kyane
  • Tarık Nohut

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%7.7 (1)
9
%23.1 (3)
8
%23.1 (3)
7
%38.5 (5)
6
%7.7 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0