Iam Bibliophile

Iam Bibliophile
@IamBibliophile
İnsanlık öldü. Tabutumu kaldıracak kimseyi bulamadım. Humanity is dead. I could not find anyone to lift my coffin. #book #movie #music
Bibliophile
Hayat okulu
Mars
Dunya
151 okur puanı
Mart 2017 tarihinde katıldı
Bilge bir Çinli, ışığın savaşçısının kullandığı stratejiler hakkında şunları söyler: "Sana saldırmakla eline pek az şey geçeceğine düşmanını ikna et; bu onun hevesini köreltir." "Düşmanının senden daha güçlü olduğunu görürsen savaş alanından geçici olarak geri çekilmekten utanma; önemli olan bir tek çatışmayı kazanmak ya da yitirmek değil, tüm savaşın nasıl sonuçlanacağıdır." "Çok güçlü bile olsan güçsüz numarası yapmaktan utanma; böyle yaparsan düşmanının tedbirsiz davranmasını ve sana zamanından önce saldırmasını sağlarsın." "Savaşta, zaferin anahtarı, hasmını şaşırtabilmekte yatar."
Can
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Dünyanın bütün yolları, savaşçının yüreğine çıkar; savaşçı, hayatının içinden kesintisiz akan tutku ırmağına tereddütsüz atlar. Savaşçı, arzularını seçmekte özgür olduğunu bilir, bu kararları yüreklilikle, tarafsızlıkla ve -kimi zaman- az buçuk gözünü karartarak alır. Tutkularına kucak açar ve onlardan büyük keyif alır. Bir şeyi elde etmenin verdiği zevkleri yadsımanın gereği olmadığını bilir; o zevkler hayatın bir parçasıdırlar ve kendilerini tadan herkese neşe verirler. Ancak savaşçı, kalıcı şeyleri ya da zaman içinde gelişen güçlü bağları asla göz ardı etmez. Bir savaşçı, geçiciyle kalıcı arasındaki farkı bilir.
Sayfa 22 - Can
Nefes almakta zorlanırken oda etrafında dönmeye başladı. Gözlerimiz sımsıkı yumuk tırnaklarımı avucuma bastırsam da bir işe yaramadı. Süpermarket‘ten caldigin plastik cakmagi çıkarıp metal kısmı kararana kadar yaktım. Sonra sıcak ve teli baldırıma bastırdım. Geri çektiğinde etinden küçük bir parça koptu. Metal yine işittim. Yanık etin dumanı berbat kokuyordu. Metal taslayarak etimi kanatana kadar bastırdım. Gözlerimi yine yumup dişlerimi sıktığımda kendimi daha iyi hissediyordum. 
Sayfa 58 - Martı
Kitap Alıntısı
Babamın hayallerini yıkıp umutlarını söndürmeyi çok çabuk başardım. Sorun, dünyaya geldikten birkaç ay sonra teşhis edildi. Böyle doğmuştu anlaşılan, kimsenin buna neyin sebep olduğuna, yaratılışını kökenine dair fikri yoktu, beni daha doğduğum andan itibaren ele geçiren, kendi bedenimin tutsak haline getiren bu meçhul gücün nereden geldiği bilinmiyordu.Dil öğrenip kendimi ifade etmeye başlamamla, sesimde kadınsı vurgularım belirmesi biri olmuştu. Öbür oğlanların sesinden daha ince çıkıyordu sesim. Konuşmaya başlayınca elime koluma sahip olamıyordum, bir türlü sabit Tutamadığım bileklerim ağzıma her açtığımda eğilip bükülüyor, ellerim havada birbirine dolanıyordu.
Babam bana kolayla, bayıldım küçük tuzlu krakerlerden bile getirdi dönüştü. Babasının ölüm haberi geldiğinden beri gülüyordu ama aslında sessizce acı mı çekiyordu hiç bilemedim, insan suratına tükürdüğünde bile gülebiliyordun neticede, bu da ona mı benziyordu acaba?