O an anladım ki fırından aldığım ekmeğin sıcaklığı bu aşktan daha kutsaldı. Yüzümü ısıtan mütevazi güneş evlerine ekmek götürdüğüm çocukların sevinci çay bardaklarındaki kaşık sesi daha kutsallı o küçük mutluluklar o eksik o kanaatkar doyumlar daha kutsaldı…
Sonra baktım kimsesiz ve tesellisiz ölüyorum. Gördüm kendimi nasılsa gördüm ansızın ve habersiz olduğumu. Son kez baktım etrafıma; bir yakın, bir içten ses , bir kardeş kokusu aradım kendime. Bağlanmak istedikçe öylesine kopmuştu ki insanlardan ; öylesine çok sevmiş öylesine çok inanmıştım ki nasıl oldu bilmiyorum …