Eski Ustalar

9,0/10  (9 Oy) · 
19 okunma  · 
8 beğeni  · 
805 gösterim
"İnsanlık devasa bir devlettir, ondan, eğer doğruyu söyleyecek olursak, her uyandığımızda midemiz bulanır. Her insan gibi ben de uyandığımda midemi bulandıran bir devlette yaşıyorum. Bizdeki öğretmenler insanlara devleti öğretirler ve devletin tüm korkunçluğunu ve ürkütücülüğünü ve devletin tüm yalancılığını, bir tek tüm bu korkunçluğun ve ürkütücülüğün ve yalancılığın devletin kendisi olduğunu öğretmezler."
"Ana babama en ufak bir saygı duymak zorunda değilim, onlar en ufak bir saygıyı hak etmiyorlar, dedi. Bana karşı iki suç işlediler, iki ağır suç, dedi, beni yaptılar ve bana baskı yaptılar, beni bana sormadan yaptılar ve beni yapıp dünyaya fırlattıktan sonra bana baskı yaptılar, beni yapma suçunu ve baskı altına alma suçunu işlediler. Ve beni ana babanın yapacağı en büyük dikkatsizlikle karanlık çocukluk deliğine ittiler."
Gazetelerin çıkarcı tutumları, rezil Viyana tuvaletleri, yaşam engelleyici öğretmenler, sanat katili sanat tarihçileri, politikacılardan daha yalancı ve insafsız sanatçılar, kitsch kafalı Heidegger...
Thomas Bernhard Eski Ustalar'ı karşı olmanın doruğundan bildiriyor.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2013
  • Sayfa Sayısı:
    151
  • ISBN:
    9789750803857
  • Orijinal Adı:
    Alte Meister
  • Çeviri:
    Sezer Duru
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 35 Alıntı

Hesna S. 
08 Eyl 19:55 · Kitabı okudu

Bir resme çok uzun süre bakmayın, bir kitabı derinlemesine okumayın, bir müzik parçasını en büyük yoğunlukla dinlemeyin, bunu yaparsanız her şeyi ve onunla birlikte de dünyadaki en güzel ve en faydalı şeyi berbat etmiş olursunuz. Sevdiğiniz şeyleri okuyun, ama bütünüyle içine girmeye kalkışmayın, ne seviyorsanız onu dinleyin, ama tümden dinlemeyin, ne seviyorsanız onu seyredin, ama ona tümden bakmayın.

Eski Ustalar, Thomas Bernhard (Yapı Kredi Yayınları, Çeviri: Sezer Duru)Eski Ustalar, Thomas Bernhard (Yapı Kredi Yayınları, Çeviri: Sezer Duru)
Hesna S. 
10 Eyl 13:29 · Kitabı okudu

Gerçek akıl, hayranlık tanımaz, bilgi edinir, saygı duyar, dikkat eder, hepsi bu...

Eski Ustalar, Thomas Bernhard (Yapı Kredi Yayınları, Çeviri: Sezer Duru)Eski Ustalar, Thomas Bernhard (Yapı Kredi Yayınları, Çeviri: Sezer Duru)
Selman Ç. 
02 Ağu 19:57 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Biz bir objeyi gözü kapalı kabul edip, yıllarca ve onyıllarca, olağandır ki tüm bir yaşam boyu, onu bir kez olsun sınamadan, hep sayar ve seversek o da tamamen kendiliğinden intikam alır.

Eski Ustalar, Thomas Bernhard (Sayfa 43 - Yapı Kredi Yayınları)Eski Ustalar, Thomas Bernhard (Sayfa 43 - Yapı Kredi Yayınları)
NigRa 
10 Eyl 09:32 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

İşte bugün herkes her şeyi uçarken okuyor, her şeyi okuyorlar, ama hiçbir şeyi bilmiyorlar.

Eski Ustalar, Thomas BernhardEski Ustalar, Thomas Bernhard
Selman Ç. 
06 Ağu 19:22 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

İnsanlara ne kadar yatırım yaparsak, onlara ne kadar iyi davranırsak, bu bize korkunç biçimde ödetilir, dedi Reger.

Eski Ustalar, Thomas Bernhard (Sayfa 145 - Yapı Kredi Yayınları)Eski Ustalar, Thomas Bernhard (Sayfa 145 - Yapı Kredi Yayınları)
Selman Ç. 
04 Ağu 16:42 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

...yaşamımız konuşma ve susma sanatımızı geliştirebilmemiz ölçüsünde ilginçtir.

Eski Ustalar, Thomas Bernhard (Sayfa 93 - Yapı Kredi Yayınları)Eski Ustalar, Thomas Bernhard (Sayfa 93 - Yapı Kredi Yayınları)
Selman Ç. 
06 Ağu 19:11 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Kışın, ilkbahar beni kurtaracak diye düşünüyorum, ilkbaharda yaz beni kurtaracak diye düşünüyorum ve yazın sonbahar diye ve sonbaharda kış diye, hep aynı şey, bir mevsimden ötekine umutlanıyorum. Ama doğal olarak felaket bir huy bu, bu huy bende doğuştan var, ben, iyi ki kış olmuş, kış sana tamamen uygun demiyorum, tıpkı ilkbahar sana tamamen uygun demediğim gibi, sonbahar sana tamamen uygun, yaz için de gene hep böyle demediğim gibi. Ben mutsuzluğumu hep içinde yaşamak zorunda olduğum mevsime bağlıyorum, işte mutsuzluk bu. Ben zamanı yaşayan insanlardan değilim, ben geçmişin tadını çıkaran mutsuzlardanım, şimdiki zamanı yalnızca hakaret olarak algılayanların gerçeği bu, gerçek bu, dedi Reger, ben şimdiki zamanı hakaret ve uygunsuz bir istek olarak algılıyorum, bu benim mutsuzluğum. Ama doğaldır ki tam olarak da böyle değil, dedi Reger, çünkü ben gene de hiç durmadan şimdiki zamanı olduğu gibi görme yeteneğine sahibim ve o doğal olarak her zaman yalnız mutsuzluk getiren, mutsuz eden değil, bunu biliyorum, tıpkı geçmişin onu düşündüğümüzde mutlu kılmadığı gibi, bunu biliyorum

Eski Ustalar, Thomas Bernhard (Sayfa 132 - Yapı Kredi Yayınları)Eski Ustalar, Thomas Bernhard (Sayfa 132 - Yapı Kredi Yayınları)
Selman Ç. 
01 Ağu 20:47 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Öğretmenlerim ne diyorsunuz bu konu hakkında???
Okul sınıfları erkek ya da kadın öğretmenleri tarafından müzede dolaştırılır, bu, öğrenciler üzerinde yıkıcı bir etki yapar, çünkü öğretmenler Sanat Tarihi Müzesi'ne yapılan bu ziyaretlerde öğrencilerdeki resme ve onun yaratıcılarına karşı duyulan her duyarlılığı akıl hocalığı kısıtlılıklarıyla boğarlar. Genellikle ahmak oldukları için kendilerine teslim edilen öğrencilerdeki resim sanatı duygusunu öldürmekle kalmazlar, onların başında bulundukları müze ziyareti, günahsız kurbanları diyebileceğimiz kişiler için budalalıkları ve bu yüzden yaptıkları budala gevezelikler nedeniyle çoğunlukla her öğrencinin en son müze ziyaretine dönüşür. Öğretmenleriyle bir kez Sanat Tarihi Müzesi'ne gitmiş olan bu öğrenciler tüm yaşamları boyunca bir daha oraya gitmezler. Bu genç insanların hepsinin ilk ziyareti, aynı zamanda son ziyaretidir. Bu ziyaretlerde öğretmenler kendilerine teslim edilmiş öğrencilerin sanata duydukları ilgiyi tümden yok ederler, bu bir gerçektir. Öğretmenler öğrencileri bozar, doğru olan bu, bu yüzyıllardır süregelen bir gerçek ve Avusturyalı öğretmenler de daha başından beri öğrencilerdeki sanat zevkini mahvederler; tüm genç insanlar aslında başlangıçta her şeye açıktır, böylece sanata karşı da, ama öğretmenler onların içinden sanatı fırlatıp atarlar; çok sayıda ahmak Avusturyalı öğretmen kafası bugün de öğrencilerinin sanata ve sanatsala duydukları özlemi dikkatsizce berbat eder, oysa genç insanların hepsi başlangıçta doğal bir biçimde hayranlık duyar ve coşkuludur. Öğretmenler tamamen küçük burjuvadır ve içgüdüsel olarak öğrencilerindeki sanat hayranlığına ve coşkusuna karşı, sanatı ve sanatla ilgili her şeyi kendilerine has bunaltıcı, budala acemiliklerine indirgeyerek bir davranış geliştirirler ve okullarda sanatı ve sanatla ilgili her şeyi de, öğrencileri mutlaka iten, iğrenç flüt çalma ve aynı biçimde iğrenç ve duygusuz koro şarkıları haline getirirler. Öğretmenler böylece daha başlangıçta öğrencilerine sanata açılan kapıları kilitlerler. Öğretmenler sanatın ne olduğunu bilmezler, böylece öğrencilerine de anlatamaz ve sanatın ne olduğunu öğretemezler ve onları sanata doğru değil de, sanatın dışına iterler o iğrenç, duygusal, şarkılı ve enstrümanla, öğrencileri usandırması gereken uygulamalı sanatlarıyla. Öğretmenlerinkinden daha ucuz bir sanat zevki yoktur. Öğretmenler daha ilkokulda öğrencilerin sanat zevkini mahvederler, öğrencilerden sanatı henüz başlangıçta söküp atarlar, onlara sanatı ve özellikle de müziği açıklayıp müziğin yaşam sevincine dönüşmesini sağlayacakları yerde. Zaten öğretmenler yalnızca sanatla ilgili olarak engelleyici ve yok edici değildirler, öğretmenler zaten her anlamda hep yaşam ve varoluş engelleyicileri olmuşlardır, genç insanlara yaşamı Öğretecek, onlara yaşamı açacak, yaşamı kendi doğalarının gerçekten de akıl almaz zenginliğine dönüştürecekleri yerde, onların içlerinde öldürürler yaşamlarını, onu içlerinde öldürmek için her şeyi yaparlar. Bizim öğretmenlerimizin çoğunluğu zavallı yaratıklardır, onların yaşamdaki görevleri, öyle görülüyor ki genç insanların yaşamlarını engellemek ve mutlaka bu yaşamı bunalıma dönüştürmektir. Öğretmenlik mesleğine de zaten aşağı orta sınıftan duygusal ve sapkın küçük kafalılar yapışıyor. Öğretmenler devletin yamaklarıdır ve Avusturya devletinin düşünsel ve ahlaksal açıdan bugün tamamen sakatlanmış olduğu, toplumsal açıdan tehlikeli karmaşa, bayağilik ve çürümüşlük dışında bir şey öğretmediği bir yerde, öğretmenler de doğal olarak düşünsel ve ahlaksal açıdan sakatlanmış ve bayağılaşmış ve çürümüş ve karmaşıklaşmıştır. Bu Katolik devletin sanat anlayışı yoktur ve bu yüzden de bu devletin öğretmenlerinin de yoktur ya da olamaz, iç karartıcı olan budur. Bu öğretmenler bu Katolik devletin ne olduğunu ve onlara öğretmeleri için verdiklerini öğretirler: dar kafaliliğı ve dehşeti, hainliği ve aşağiliklığı, çarpıklığı ve karmaşayı. Öğrencilerin bu öğretmenlerden Katolik devletin ve Katolik devlet gücünün yalancılığından başka öğrenecekleri bir şey yoktur.

Eski Ustalar, Thomas Bernhard (Sayfa 27 - Yapı Kredi Yayınları)Eski Ustalar, Thomas Bernhard (Sayfa 27 - Yapı Kredi Yayınları)
Selman Ç. 
01 Ağu 20:36 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Özgür insan diye anılan insan nasıl bir ütopya ise, özgür sanatçı denilen şey de hep bir ütopya, bir çılgınlık olmuştur.

Eski Ustalar, Thomas Bernhard (Sayfa 33 - Yapı Kredi Yayınları)Eski Ustalar, Thomas Bernhard (Sayfa 33 - Yapı Kredi Yayınları)
Selman Ç. 
05 Ağu 13:56 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Böylece kentte dolaşıyor ve bu kente artık dayanamadığımı düşünüyorum, yalnız kente değil tüm dünyaya, ardından da tüm insanlığa artık dayanamadığımı, çünkü dünya da ve tüm insanlık da artık o kadar korkunç oldu ki, yakında onlara dayanılamayacak, hiç değilse berim gib bir insan dayanamayacak. Benim gibi hem akıl hem duygu insanı olan biri için dünya ve insanlık yakında dayanılır olmaktan çıkacak, biliyor musunuz Atzbacher. Ben bu dünyada ve bu insanların arasında artık benim için değerli olan hiçbir şey bulamıyorum, dedi, bu dünyada her şey dar kafalı ve bu insanlıkta da her şey dar kafalı. Bu dünya ve bu insanlık bugün öyle bir dar kafalılık derecesine ulaştı ki, benim gibi bir insan bunu başaramaz, dedi, böyle bir dünyada böyle bir insan yaşamamalı, böyle bir insanlıkla böyle bir insan birlikte var olmamalı, dedi Reger. Bu dünyadaki ve bu insanlıktaki her şey en alttaki basamağa kadar indir, dedi Reger, bu dünyadaki ve bu insanlıktaki her şey öylesine topluma zararlı bir seviyeye ve alçak bir şiddete ulaştı ki, artık benim için yalnızca bir gün için bile bu dünyada ve bu insanlıkta durmadan ilerlemek neredeyse olanaksız oldu. Bu kadar alçak bir dar kafalılığı tarihteki en ileri görüşlü düşünürler bile olanaklı görmediler, dedi Reger, ne Schopenhauer, ne Nietzcshe, Montaigne'i bir tarafa bırakalım, ded, Reger ve bizim öne çıkan dünya ve insanlık ozanlarımıza gelince, onların dünya ve insanlık için önceden söyleyip yazdıkları iğrençlik ve çöküş, bugünkü durum karşısında hiç kalır. Dostoyevski bile, ki bizim en büyük ileri görüşlülerimizdendir, geleceği gülünç bir idil olarak tanımladı, tıpkı Diderot'nun gülünç bir gelecek idili tanımlaması gibi, Dostoyevski'nin korkunç cehennemi bizim bugün içinde bulunduğumuzun yanında masum kalır, bugünkü durum tüylerimizi diken diken eder, bugün Diderot'nun öngörüp söylediği ve önceden yazdığı cehennemleri düşünürsek de aynı şey olur.

Eski Ustalar, Thomas Bernhard (Sayfa 103 - Yapı Kredi Yayınları)Eski Ustalar, Thomas Bernhard (Sayfa 103 - Yapı Kredi Yayınları)
4 /