Bitik Adam

Giovanni Papini
Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 49 dk.
Sayfa Sayısı:
276
Basım Tarihi:
Kasım 2020
İlk Yayın Tarihi:
1913
Yayınevi:
Monokl Yayınları
Orijinal Adı:
Un uomo finito
ISBN:
9786055159443
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·276 syf.··
Beğendi
·
2021 54. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2021 11:50
Giovanni Papini ile bu üçüncü buluşmam oldu. Klasik olarak söyleyecek olursam, "üç kitap, bir yazar" demem gerekir ama Papini her kitabında beni ters köşe yaptı ve "üç kitap, üç yazar" demek şart oldu. "Kaçan Ayna" okuduğum ilk kitabıydı, etkileyici tarzı ve bakış açıları ile okumaya devam edeceğim yazar olarak not ettim ajandama. Sonrasında ise GOG ile tamamen başka bir yazar çıktı karşıma, dünyaya, kişilere ve olaylara onun penceresinden bakmak, bulunduğunuz tepenin daha yukarısında bir zirveden bakmak gibiydi olup bitenlere. Bitik Adam ise, Thomas Bernhard'ın aynı adlı eserini okuduğum günlerde listeme aldığım ama artarda aynı adlı eser okumamak gibi bir düşünce ile okumayı ötelediğim bir kitap oldu. Papini, bu kitabında merkeze tamamen kendini ve bu merkezin etrafına da toplumu koyarak, bir parça kara mizahla itiraflar ve yerinde vurgularla, kendi gelişimi ve felsefesini ifade etmiş. Kendi diliyle bunu şu şekilde anlatıyor Papini; "Bu bir sanat eseri değil, kendime ve başkalarına yapılan bir itiraftır. Burada duygusal bir mizantropisti ve birçok kişiye öylesine itici gelmeyi, Tanrı nasip ettiyse, başarmış olan bir sövgücüyü tanımayı öğreneceksiniz. Ruhumu sizin ellerinize teslim ediyor, dokümanları ve savunmaları sayfa sayfa önünüze seriyorum. Bunun üzerinden ve bununla yargılanmak istiyorum. Ben sizlerle, sizin yanınızda yapmaya, çalışmaya devam edeceğim fakat hayatımın bir dönemi kapandı ve bu elli bölümlük, karmaşık iç döküşümün göz önünde bulundurulmasını istiyorum." Kitabın adını "Bitik Adam" koymuşsa da burada var olan ironiyi de şu satırlarla ifade ediyor; "Ve beni dinledikten sonra yine de, fikirlerime inat, benim gerçekten de bitik bir adam olduğuma inanmayı hala sürdürecekseniz şayet, en azından benim çok şeye başlamak istediğim için bittiğimi ve her şey
1000k
Bitik AdamGiovanni Papini · Monokl Yayınları · 20201,397 okunma
Nevrotiğin Dünyası
Puan vermedi·276 syf.··
2022 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2022 22:21
Bana nevrotik insanın iç alemini anlatan bir kitap söyle deseler, düşünmeden bu kitabı öneririm. Eser: Hayatı henüz yaşamadan yıkılmış, kendi varlığını kendisi önünde bir engel olarak gören, büyük olmak isteyen, hatta sayfadan sayfaya ne istediğini de tam bilmediği görülen bunalımlı insanın -yani tam bir nevrotik- hayatını gayet güzel aktarmış. *Buradan sonrası spoiler! Kitabımızın karakteri kitaplara gömülmüş, sokakta yaşamamış, dışarının kanunlarını bilmeyen klasik bir çekinik tip. Aşırı duygusal ve boşvermiş tavırları her cümlesinden kendisini belli ediyor. Buna rağmen karakterin hayatında reel bir problem de net olarak göremiyoruz. Problem tamamen kendisi ve kendisiyle savaşıyor. Psikanaliz üstadlarının klasik ifadesiyle; "dışarıyla yaşadığın çatışmanın esas kaynağının kendi iç aleminden kaynaklandığını" görecek olgunluğa erişmediği için de insanlarla sürekli bir savaşım içerisinde olduğunu görüyoruz. İnsanlar beni anlamıyor, kimse beni sevmiyor, ben bu dünyaya ait değilim minvalinde gülünç sözcükleri bolca duyuyoruz. Hayatı kendi içsel aleminden ibaret sandığı için, "Ölüler de zanneder ki diriler her gün helva yiyor" hesabı, dünyada ki en mutsuz, en anlaşılmamış insan olduğu izlenimine kapılmış. Eğer kendisini tanıma fırsatım olsaydı, kendisini fazla ciddiye aldığını söylerdim. Alalade bir hayat yaşayıp, büyük yıkımlar yaşamadan, aç susuz kalmadan, büyük ihanetlerin çemberinden geçmeden insanın oturduğu yerde bu kadar negatif olmasını anlayamıyorum. Bu da bir ruh halidir şeklinde düşünmek ise bu durumda doğru cevap olmuyor maalesef. Çünkü bu bir düşünce tarzı değil, bir rahatsızlığın, bir eksikliğin habercisidir. Huy, karakter zannedilen pekçok şey malesef bir rahatsızlıktır. Özellikle kitapta ki karakterde yoğun olarak gözlemlenen bunalımın seviyesi tam bir
Edebiyat
Bitik AdamGiovanni Papini · Monokl Yayınları · 20201,397 okunma
9/10
·276 syf.··
Beğendi
·
2021 24. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2021 21:36
Yazar çocukluğunu gençliğini yalnızlığını tutkularını ideallerini, mükemmeli arama sürecini anlatıyor kitabında. Özellikle yazar neden yalnız olduğunu ve insanlardan neden nefret ettiğini açıklamaya çalışmış. Yaşadığı çağın devlet sistemini ve insanlarını kendi kafasında kurduğu dünyanın değer yargılarına göre eleştirmiş. Kurgusal olayları gayet yavaş tempoda ve dönemin şartlarını ortaya dökerek düz anlatmış. Ama kendini anlatma ya da kendini savunma anları edebi yönden güçlü ve felsefe içeriyor. Keyifli Okumalar...
Bitik AdamGiovanni Papini · Monokl Yayınları · 20201,397 okunma
İnsan Doğasının Kırılganlığı Varoluşsal Sorgulamalar
10/10
·276 syf.··
Beğendi
·
2025 190. kitabı
İçsel çöküşünü, varoluşsal sancılarını ve modern yaşamın yarattığı yabancılaşmayı etkileyici bir şekilde gözler önüne serer. Kitap, yalnızca bir bireyin hikâyesi değil; aynı zamanda toplumun dayattığı değerler ve bireyin bu değerler karşısındaki kırılganlığı üzerine yoğunlaşır. Papini, karakterinin iç dünyasını öyle bir ustalıkla aktarır ki, okuyucu adeta onun zihnine sızar, yaşadığı bunalımları ve ruhsal çöküşü bire bir hisseder. Hikâyede, ana karakterin toplumla olan çatışması, kendi kimliği ve idealleriyle mücadelesi ön plana çıkar. Bitik Adam, modern insanın kaybolmuşluk hâlinin, umut ve hayal kırıklıklarının sembolüdür. Papini’nin dili yoğun, gerçekçi ve zaman zaman acımasızdır; kelimeler, okuyucuyu karakterin içsel sancılarına sürüklerken aynı zamanda derin bir empati kurmasını sağlar. Her satır, insanın kendi eksiklikleriyle yüzleşmesini ve kendini sorgulamasını teşvik eder. Kitap boyunca anlatılanlar, bireyin toplumla olan ilişkilerini ve bu ilişkilerin psikolojide yarattığı tahribatı derinlemesine işler. Papini, modern yaşamın birey üzerindeki ezici baskısını, yalnızlığın ve çaresizliğin etkilerini detaylı şekilde sunar. Karakterin yaşadığı içsel çöküş, aynı zamanda okuyucuyu kendi yaşamını ve değerlerini yeniden değerlendirmeye yönlendirir. “Bitik Adam”, trajik bir bireysel hikâye olmasının ötesinde, evrensel bir insanlık durumu olarak okura sunulur.
İnsan ve Duygular
Bitik AdamGiovanni Papini · Monokl Yayınları · 20201,397 okunma
Puan vermedi·276 syf.··
2019 60. kitabı
Papini, yaşamından ufak ufak kesitler sunarken, önce andante ağır bir tempoda, ‘ben çocukluğumu yaşamadım’ diyerek en naif damarınızdan yakalayarak başlıyor kitabına. Ancak müziğin temposunun yükselmesi gibi, meydan okuyan, cesur, tutkulu, özgür, çoşkulu bir dil ile yazılarının da temposu yükseliyor. Öyle ki insan kitaba kendini kaptırınca klasik müziğin iniş ve çıkış tınılarını duyabiliyor, bazen bunalımlı bazen çoşkulu yaşantısını ruhunda hissedebiliyor. Öyle yoğun tasvirler var ki, bazen kelimelerin cümbüşünde insan kendini kaybediyor, yolunu bulamayıp, kenardan köşeden takip ediyor. Ne muhteşem diyorsunuz ne bırakabiliyorsunuz, böyle okuyucuyu arafta bırakan, yine de fazlasıyla etkileyen, farkında olmadan da sürükleyen bir kitap. . Kahramanımızın düşünce dünyasını, küçüklüğünden itibaren okuma tutkusu oluşturuyor. Hiç bıkmadan, okuyor yazıyor, hep büyük işlere talip oluyor, tutkuları onu zaman zaman yarı yolda bıraksa da gün geliyor kendini yarı tanrı hissettiği bir tepede buluyor. . Kitapta ele alınacak, konuşulacak,altı çizilecek okadar çok yer var ki, yazarın gözünden kendini, insanı, dünyayı, yaşamı tanıyor, içinde oluşan eksikliği, fazlalığı, hüsranı, çoşkuyu birsürü hissi birarada tadıyorsunuz. Severek okudum, tavsiyedir.
Bitik AdamGiovanni Papini · Monokl Yayınları · 20201,397 okunma
Bitti Derken Hayat Yeni Başlar
9/10
·276 syf.··
2017 44. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2017 18:38
Kitap 1k Bursa Okuma Grubu1k Bursa Okuma Grubu ile birlikte seçtiğimiz temmuz okuma kitabıydı. Okurken bir parça "yanlış zaman okuması" hissiyatı alttan sürekli uyarı vermedi değil,çünkü kitap okuması gerçekten zor bir kitap bana göre ve yaz sıcağında ruhum daralmadı desem yalan olur. :) Kitabı bitirdiğimde durdum düşündüm neydi şimdi bu diye. Papini'nin kendi hayatını anlatmış olabileceğini düşündüm kitapta fakat herhangi bir kaynakta rastlayamadım. Kitapta tek karakter var ve biz her şeyi bu karakterin bakış açısından görüyoruz. Ama etrafında başka karakterlerden bahsedemeyiz, ancak başka başka fikirlerden ve fikir savaşlarından bahsedebiliriz. Veya gerçek karakterlerden değil de (garip bir tabir oldu) kitaplar yazmış, teoriler oluşturmuş yazar ve düşünürlere bakış açısını gözlemleyebiliriz. Ama kitapta baştan sona sadece ve sadece bu tek karakterin düşünceleri var. Kitaptaki karakter(belki de yazar... çelişkiyi gideremedim) bunalımlı, öfke dolu hatta melankolik. Neye derseniz sanırım her şeye. Bıkmadan, yılmadan okuduğu kitapların yazarlarına, filozoflara, düşünürlere... Bazen kendi eylem ve düşüncelerine bile. Öfke duyduğu her şeyle savaş halinde. Söylenmiş olan her fikirle, sözle, inançla derdi var. Dursuz duraksız okumaya takmış durumda, ayrım yapmadan seçmeden okuyup ne varsa sömürüyor adeta. Çocukluğu, ergenliği, gençliği hep böyle geçiyor. Sonra da acayip bir ego oluşuyor. :) Kendisi dışında tüm insanları küçük görüyor, tüm fikirler aptalca geliyor ve herkesi küçük görüp, düzeltmek için inanılmaz bir tutkuya bürünüyor. Egosu öyle büyük ki kendisini Tanrı gibi görüyor, insanları zihinsel olarak baştan yaratacak bir kitap yazmaya başlıyor. Yukarıda demiştim ya hani her şeye öfke dolu, savaş halinde diye, kendisini tüm fikirlerden arındırıp tamamen
Edebiyat
Bitik AdamGiovanni Papini · Monokl Yayınları · 20201,397 okunma
Toplumsal Yabancılaşma Kırılgan Benlik
9/10
·276 syf.··
Beğendi
·
2025 164. kitabı
İnsanın kendi içsel çöküşünü, toplumsal yabancılaşmasını ve ruhsal tükenmişliğini derin bir şekilde gözler önüne seriyor. İlk sayfadan itibaren, karakterin hayatındaki kırılmalar ve sürekli içsel sorgulamaları okuru derin bir karanlığa çekiyor; her adım, hem karakterin kendi benliğiyle hem de çevresiyle olan hesaplaşmasının bir göstergesi oluyor. İnsan, kendi arzularının, korkularının ve hayal kırıklıklarının ağırlığında ezilirken, okur bu sürece tanık oluyor ve adeta kendi iç dünyasında bu çöküşü hissediyor. Papini’nin dili, keskin ve yoğun; karakterin düşünceleri ve ruh halindeki iniş çıkışlar, okurun zihninde canlı bir şekilde yankılanıyor. İçsel monologlar, insanın kendi varlığına dair sorgulamalarını öylesine ustaca sunuyor ki, okur bir an hem karakterin hem de kendi benliğiyle yüzleşiyor. Her cümle, bir yıkımın ve yeniden doğuş arayışının habercisi; karakterin tükenmişliği, okurun içinde hem merak hem de empati uyandırıyor. Kitap boyunca yalnızlık ve çaresizlik bir arada ilerliyor. İnsan, kendi varoluşunun anlamını sorgularken, toplumsal normların ve beklentilerin ağırlığını hissediyor. Papini, bu duygusal yükü o kadar yoğun bir biçimde aktarıyor ki, karakterin her kararı, her bakışı, her hatası okurun zihninde yankılanıyor; bir fırtınanın ortasında hissedilen sessizlik gibi, insan ruhunun kırılganlığı tüm çıplaklığıyla ortaya çıkıyor. Bitik Adam, sadece bireyin çöküşünü anlatmakla kalmıyor, insanın toplum içindeki yalnızlığını, yabancılaşmasını ve benliğin sınırlarını da sorguluyor. Karakterin içsel yolculuğu, hem okurda derin bir empati hem de kendi yaşamına dair bir farkındalık yaratıyor. Sayfalar ilerledikçe, insan ruhunun hem kırılgan hem de dirençli yanlarını hissediyoruz; tükenmişlik, boşluk ve içsel hesaplaşmalar birbiriyle öylesine iç içe geçiyor ki,
İnsan ve Duygular
Bitik AdamGiovanni Papini · Monokl Yayınları · 20201,397 okunma
Puan vermedi·276 syf.··
2026 75. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 19:47
Kütüphanede görür görmez yüz yılı aşkın süre önce kaleme alınmış bu eseri okumak bana ilginç bir deneyim gibi geldi. Alır almaz başladım ve belli bir olay örgüsü dışında kaleme alınan ruhsal, zihinsel arayış içinde olan kitap karakterine rast geldim bu serüvende. Kahramanımız mutluluğun peşinde değil, melankolik takılan, edebiyat aşığı, felsefe tutkunu. Yalnızlığı seven değil bulunduğu ortamda onun gibi insanlar olmadığı için belli bir müddet yalnızlığa mecbur kalmış biri. Bildiklerini, tecrübelerini çevresindeki insanlarla paylaşmaktan çekinmezken kendisine #bitikadam denmesine de karşı. İçinde ölmek değil yaşamak duygusunu diri tutmayı başarıyor eser boyunca. Felsefe olsun, sorgulayan zihne sahip karakter olsun beni de silkelesin derseniz tam size göre. Reklam değil. @monoklkitap "Ben dünyaya olduğu gibi kabullenmek istemediğim için düşlemle onu tekrar yaratmayı ya da yıkarak değiştirmeyi deniyorum. Onu sanatla yeniden inşa ediyor ya da teoriyle alt üst etmeyi deniyorum. Bunlar birbirine iki zıt çaba fakat aralarında uyum ve birlik var." ~ "İşte buradayım: İçimi açtım ve kendimi vurdum; anatomi masalarındakiler gibi iç organlarımı ve sinirlerimi tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdim. Eğer isterseniz en hakiki benliğimle tanışabilir ve aceleci yargılardan kurtulabilirsiniz. Burada olan benim biyografim değil içsel olaylarımın gerçek akışıdır. Eserimden geriye kalan her şeyin açıklaması ve anahtarı burada bulunuyor. Bu bir sanat eseri değil, kendime ve başkalarına yapılan bir itiraftır."
Bitik AdamGiovanni Papini · Monokl Yayınları · 20201,397 okunma
6/10
·276 syf.··
2025 29. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2025 10:58
İtalyan yazarın otobiyografik eseri GİBİ BİR ŞEY. Yani tam olarak otobiyografi değil ama biraz da öyle gibi. Ruhsal gelgitlerini aktarmış yazar. Bugün ak dediğine yarın kara diyebiliyor. Tutarlı bir insan değil yani. Mutsuzluğu ve çok yükseklere çıkma gayesini kendisine görev edinmiş gibi. Ne olursa olsun mutlu olmuyor, ne olursa olsun amaçlarından vazgeçmiyor. Başarılı mı? Kime göre, neye göre... Zaten yazar da kendini bir gün başarılı bulurken bir gün başarısız buluyor. Tanrıya inançsızlığı bile öyle bence. Her ne kadar ateist gibi yansıtsa da kendini, bana bu inancı geçmedi. Bence içinde bir Tanrı inancı vardı, sadece biraz sitemkardı ona karşı ve o yüzden Tanrı'ya atıfta bulunduğu cümleleri vardı. Yazar kendisini bitik bir adam olarak görenlere cevap veriyor finalde. Yazar amaçlarını yol edinerek yürümeye devam edeceğini, yaşamak istediğini söylüyor. Ölümü reddediyor. Ama bir gerçek var ki mutluluk onu hiçbir zaman bulmayacak gibi görünüyor. Hızlı okunacak bir kitap değil bence. Ben beş günde okudum. Yazarın gelgitleri bunalttı biraz.
Bitik AdamGiovanni Papini · Monokl Yayınları · 20201,397 okunma
Dünyanın bana layık olduğunu öğretenlere:
Puan vermedi·276 syf.··
Beğendi
·
2024 19. kitabı
·
46 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2024 09:45
“Herkesin sadece yemek yemek ve para kazanmakla, eğlenmek ve emir vermekle ilgilendiği bir dünyada ara sıra birisinin çıkıp şeylerin görünümünü tazelemesi, olağan şeylerin olağanüstülüğünü, banallikteki gizemi, çöpteki güzelliği hissettirmesi gerekir. Fikir ve gelenek kölelerinden, asalak ve yapmacık ukalalardan, eski efsaneleri anlatan vaazcılardan, ahlaki ve mistik hapishanelerin tutsaklarından, tüm eski sosyal normların ve tüm ortak noktaların inatçı papağanlarından olusan çok genis ve çok güçlü bir katmanın ortasında, bir gece uyandırırcasına, bir saf zekâ gardiyanın, kaslı bir kazmacıya; meydan ışıklarına yeniden kazanılmış özgürlük ağaçlarına, gelecekteki yapılara yer açmak adına yakan ve yıkan iyi niyetli bir yangıncıya gerek duyulur. Bana yaşamın rüya, rüyanın gerçeklik olduğunu ve en ciddi, en korkunç ve en aydınlatıcı fikirlerin kitaplarda olduğunu öğretenler onlardı. Dante, Baudelaire, Shelley, Nietzsche, Shakespeare, Montaigne. Onları öylesine yakından hissediyorum ki sanki hepsi bana aitti. Ve beni şeytan misali dağların zirvelerine götürüp kulağıma "işte, bu zenginliğin, ferahlığın ve güzelliğin tümü senin olabilir, yeter ki bakmasını ve anlamasını bil”. Diyen size borçluyum. Dünyanın bana layık olduğu sadece ve düşünceler, o imgeler ve o sesler arasındayken hissediyorumdum. Bu incelemenin tamamı kitabın kendi sözlerindendir.”:::!!!
Bitik AdamGiovanni Papini · Monokl Yayınları · 20201,397 okunma

Yazar Hakkında

Giovanni PapiniYazar · 6 kitap
Giovanni Papini, İtalyan yazarı (Floransa 1881 - 1956). Kendi kendini yetiştirdi, ateşli, kırıcı ve aykırı düşünceli bir polemikçiydi. Birçok öneli topluluk ve dergi kurdu: Leonardo (1903-1907), L'Anini a (1911), La Voce (1912), Lacerba (1913-1914). Birçok çelişik teoriyi benimseyip bıraktıktan sonra, gösterişli bir şekilde Katolikliğe geçti. Ama kendi düşünce tarzına ters düşen nazariye veya insanlara karşı kavgacı tutumunu değiştirmedi.