İbn Ataullah-ı İskenderî Hikem adlı eserinde der ki: "Kim, kâinattaki varlıklara bakar da her bir varlığın içinde, yanında, öncesinde, sonrasında ve kendisiyle birlikte Cenâb-ı Hakk'ı müşahede etmezse o kimse, ilâhî nurlardan mahrumdur ve ondan, eşyanın zulmetiyle marifet güneşleri perdelenmiştir."
Bunun için, insanlara eşyaya nazar etme hali galip olduğundan, zâhiren kendileri gibi maddi varlığa sahip kimselere (peygamber ve velilere) boyun eğmeleri çok zor olmaktadır. Sadece, yüce Allah'ın ezelî ilminde kendisine inâyetini takdir buyurduğu kimseler, onların maddi yönlerini görmekle birlikte, Allah'ın muhabbetiyle boyun eğerler. Hatta, Allah Teâlâ onlara cem' makamında yani her şeyde Cenâb-ı Hakk'ı müşahede etme halinde hakikati açıp gösterir; o zaman onlar sadece Allah için boyun eğerler.