Amsterdam'a taşradan gelmiş bir adam, tünel kazarken mesafeyi yanlış hesaplayıp hapishane dışına değil de hapishane avlusuna çıkan bir mahkûma benzer. Amsterdam oyuncak bir şehirdir, büyükler için oyuncak bir top havuzudur, eski el sanatlarının gösterildiği bir açık hava müzesidir.
Gözlerim açık, karanlıkta böyle yatıyordum ve horlamasının artık huzur vermediği o korkunç sonuca vardım. Huzur vermekten başka her şeyi veriyordu, vardığım daha korkunç sonuç ise artık bir daha asla huzur vermeyecek olmasıydı.
Intihar edenlerin anlamadıkları şey, yaşamın sonuna kadar yaşanması gerektiğidir. Ailenin önünde adi bir hırsız gibi masken düşürülse de hiçbir utanç, yaşamın kendisini feda etmeye değmez.