Evin içinde deveran eden fikir ve duygu tufanı şaşkına çeviriyordu Peri’yi. Bütün öğretilenlerden biliyordu ki Yaradan tek ve biricikti. Ama annesinin korkuyla ve huşuyla yalvarıp yakardığı Allah ile babasının sitemle dert yandığı Tanrı’nın aynı varlık olduğuna inanması mümkün değildi. Nasıl oluyordu da aynı yatağı olmasa da, hâlâ aynı yüzüğü paylaşan iki insan,Yaradan’ı bu kadar zıt tahayyül edebiliyordu? Nasıl oluyordu da aynı varlık, dolayısıyla tek hakikat, bu kadar farklı algılanabiliyordu?