Kan, gözyaşı ve ter ile 2 aylık serüven sonrasında bitirdim. Bu kitabı okurken bir aralık 2 kitap bitirip fuko sarkacının gizemine dayanamayarak geri döndüm.
Öncelikle şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki edebi bir eleştirmen olmak için ne yetkinliğim ne hevesim var. Bu kitap gerçekten okunması çok zor ve zorlayıcı bir kitap. Eco’dan Gülün Adı da zor olabilecek kitaptı ama o bunun yanında çok kolay seviyesinde. Kitabı yazar 10 bölüme ayırmış ama okunma zorluğu açısından ben dörde ayırıyorum. Giriş zor, düğüm çok zor, gelişme çok çok zor , bitiş kolay.
Hikayenin kahramanları , temasını çok güzel anlatmış diğer arkadaşlar. Aşırı gizem,ezoterik bilgiler, çok fazla ayrıntı, çok fazla bağlantı.
Kitap o kadar çok bilgi içeriyor ki zaman zaman mideme kramplar girdi.
Kitaptaki bilgi miktarını şöyle tarif edeyim; bir yemek örneği alalım yaprak sarma. Orada yaprak , et ,pirinç ,salça , yağ hepsinin DNA zincirine kadar girip (ki kitapta böyle bir benzetim de var) protein ve yağ moleküllerine kadar inceleyip, bu maddelerin dünyanın farklı yerlerinde nasıl kullanıldığından yaprak sarmanın tarihçesine bir bilgi bombası. Kurgusu çok iyi ama bu bir eziyet haline geldi bende. Kıymetli okur arkadaşlarıma son olarak tavsiyem şudur; benim gibi anafikire direkt ulaşmak isteyenler için çok zorlayıcı.