Kitap ince olmasına karşın çok önemli noktalara atıf yapılmış.
Bölüm1’de, cinsiyet kavramının ekonomiyle ilişkisi ele alınmış ve kitabın bitimi de bu ilişkiyle son buluyor.
Bölüm 2’de ‘kadın olmamanın dışında hiçbir nitelikleri olmayan erkekler’,
Bölüm 3’te,kadının yazın yeteneğini keşfetmedeki güçlükler,
Bölüm 4’te, kadınların ilgi alanlarının ‘futbol ve spor önemlidir, modaya taşınmanın,
elbise satın almanın önemsiz’ olarak empoze edilmesi,
Bölüm 5’te,yeryüzünde iki farklı cinsiyetin yetersizliği ve daha fazla cinsiyetin varolması üzerine tuhaf bir düşünce konusu oluşturulmuş ve son olarak,
Bölüm 6’da ise zihinsel özgürlüğün ekonomik güçle doğru orantılı olduğu vurgulanıp kadının elde etmesi gereken özgürlüğün ön koşulunun “ekonomik güç” olduğu öne sürülmüştür.
Tüm bu atıflardan yola çıkarak Wiriginia feminizmi temel noktalarıyla değil çeşitli bağlamlarla da ele almıştır. Tarihin tüm dönemlerinde ve hala yeryüzünde feminizm gibi bir ideolojiye ihtiyaç duymak epey acı…
Kitabı bir cümleyle özetlemek istersem şu satırları eklemem fazlasıyla yerinde olacaktır:
“Dünya tasviri,tıpkı dünyanın tasviri gibi erkeğin eseridir.Dünyayı kendi bakış açılarıyla tasvir ederek mutlak gerçekliği bulandırıyorlar.”
Her kadının bir göz odaya ve iki çift lafa sahip olduğu eşit ve özgürlükçü bir dünya diliyorum.
İyi Okumalar.