Dünya peşinde koşana yazıklar olsun, kalıcı değildir o!
Durmadan değişmesi ile rüyayı andırır.
Onun arısı bulanık, sevinci zarar,
Güveni aldatıcı, aydınlığı karanlıktır.
Dinçliği yaşlılık, sağlığı hastalık,
Lezzeti pişmanlık, buluşu yokluktur.
Sahibi sıkıntıdan başını alamaz,
İrem'de bulunanlara malik olsa bile
Onu boş ver, sakın parlaklığına meyletme.
Çünkü o kıvrımında bela saklayan nimettir.
Sen, tükenişi olmayan nimet yurdu uğruna amel işle,
Ki orası için ne ölüm korkusu ve ne de yaşlanmak vardır.
Kardeşlerim! Önünüzde sizin hesabınıza göre elli bin sene uzunluğunda bir gün var, o gün "sarsıntı günü", "yaklaşan gündür", "bütün insanlar o gün Allah'ın huzurunda dikileceklerdir", "o gün hayıflanma ve pişmanlık günü", "tartışma ve hesaplaşma günü", "hesaplaşma günü", "feryat günü", "geleceği kesin bir gün", "kalp çarpıntısı günü", "yeniden dirilme günü", "herkesin kendi elleri ile işlediklerine bakacağı bir gün", "aldanma günü", "kimi yüzlerin ağardığı ve kimisinin de karardığı gün", " Allah'ın Huzuruna temiz kalple gelenlerden başka malın, çoluk-çocuğun fayda sağlamadığı bir gün", " zalimlere mazeretlerinin fayda vermediği, kendileri için fena yerleşme yeri hazırlanan gündür."
Sabretmek şu anlamlara gelir: "Duygu ve arzuları kontrol altında tutmak, acelecilik, şaşkınlık,ümitsizlik ve açgözlülükten sakınmak, soğukkanlı olmak ve düşünceli kararlara varmak, tehlike ve zorluk anlarında sebat ve dayanıklılık göstermek; en aşırı kışkırtma anlarında bile yanlış adım atmamak, çok büyük belalarla karşılaşıldığında ve çok kötü bir durumda olunduğunda dahi kontrolü kaybetmemek, görünürde yardımcı olan bir araçla, amaca gecikmeksizin hemen ulaşmak için sabırsızlıkla acele bir davranışta bulunmamak ve dünyevi kazanç ve faydalar elde etmeye veya nefsin eğilimlerine kendini kaptırmamak." Allah, yukarıdaki anlamıyla sabredenlere yardım eder.