Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün farklı oluşunda aklıselim sahipleri için elbette ibretler vardır.
Onlar ayakta dururken, otururken, yatarken hep Allah’ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışını düşünürler (ve şöyle derler:) “Rabbimiz! Sen bunu boş yere yaratmadın, seni tenzih ve takdis ederiz. Bizi cehennem azabından koru!
Sayfa 271 - çelik yayınevi -(Âl-i İmran süresi 190.191)·Kitabı okudu
"İnsanlar yalınayak, çırılçıplak, sünnetsiz olarak ve kulak memelerine kadar tere batmış olarak yeniden dirilip bir araya getirilir.
Bu hadisi rivayet eden Peygamberimizin eşi Hz.Sevde şöyle diyor; Bu sözleri işitince Peygamberimiz (s.a.s)'e "Ne çirkin şey! Birbirmizin her tarafını göreceğiz" dedim. Bana şu cevabı verdi;
"O gün herkesin kendi derdi, onların birbirine bakmaktan alıkoyar. Herkes başka şey ile ilgilenemeyecek derecede kendi başının derdine düşer."
Ne dehşetli bir gün ki, herkesin edep yeri açıkta olduğu hâlde kimse kimseye başını çevirip bakmaz. Nasıl baksın ki, insanların bir kısmı karın üstü ve yüz üstü sürünmekten takat bulup başkasına dönüp bakamaz bile!
Ey zavallı insan, bu günün dehşet ve fevkalâdeliğine dikkat et. Bütün canlılar bu alanda toplandığı zaman gökteki yıldızlar kayıp, başlarına düşer, güneş ve ay kararır, bu arada bütün ışık kaynakları söneceği için yeryüzü koyu bir karanlığa gömülür. İnsanlar bu durumda iken diğer taraftan gökyüzü meleklerin kimi eteklerinde ve kimi de doruğunda dururken beş yüz yıl boyunca tepelerinde dönerek bütün katılık ve karanlığına rağmen paramparça olur. Kim bilir, gökyüzü parçalanırken kulaklarına ne korkunç bir ses gelir. O iri ve sert gök cisimlerinin paramparça olarak boşluğa düşmeleri ve yer yer sararmış sıvı gümüş halinde akıp inmesi, göklerin sıvı bir maden haritasına, dağların hallaç pamuğuna dönüşmesi, insanların pervaneler gibi öteye beriye serpilmesi ve hepsinin yalın ayak çırılçıplak yürümesi kim bilir, ne korkunçtur!