Muhammed mert

Allah Resulü (s.a.v) "Gece karanlığı gibi fitneler gelmeden amellere acele edin. O zaman kişi sabah mü'min, sabah kâfir ya da akşam mü'min, sabah kâfir olur.(Sebebi ise) Dinini dünya metasına satar."buyurmuştur
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
38. AYET Şirk Ehlini Dost Edinmek يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا عَدُوِّي وَعَدُوَّكُمْ أَوْلِيَاء تُلْقُونَ إِلَيْهِم بِالْمَوَدَّةِ وَقَدْ كَفَرُوا بِمَا جَاءَكُم مِّنَ الْحَقِّ يُخْرِجُونَ الرَّسُولَ وَإِيَّاكُمْ أَن تُؤْمِنُوا بِاللَّهِ رَبِّكُمْ إِن كُنتُمْ خَرَجْتُمْ جِهَادًا فِي سَبِيلِي وَابْتِغَاء مَرْضَاتِي تُسِرُّونَ إِلَيْهِم بِالْمَوَدَّةِ وَأَنَا أَعْلَمُ بِمَا أَخْفَيْتُمْ وَمَا أَعْلَمْتُمْ وَمَن يَفْعَلْهُ مِنكُمْ فَقَدْ ضَلَّ سَوَاءِ السَّبِيلِ "Ey iman edenler! Düşmanlarımı ve düşmanlarınızı dostlar edin-meyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Halbuki onlar Haktan size geleni inkâr ettiler. Rabbiniz Allaha iman ediyorsunuz diye sizi ve peygamberi çıkarıyorlardı. Eğer sizler Benim yolumda ve rızam uğ rumda cihad için çıktınızsa, siz onlara sevgi göstererek sır veriyorsu-nuz. Halbuki Ben sizin gizlediklerinizi de açıkladıklarınızı da hep bi-lirim. Sizden kim bunu yaparsa artık hak yolun ortasında sapmıştır. (Mümtehine:1) Ayetin Nüzul Sebebi: Buhari ve Müslim, Hz. Ali'den şöyle rivayet etmişlerdir: Hz. Ali der ki: Allah Resulü (s.a.v) beni, Zübeyir'i ve Mikat bin Esved'i, Hatt bahçesine gönderip, "Orada bir kadın var, yanında da bir mektup bulunur. Onu mektupla birlikte getirin" diye bu-yurdu. Biz Hatt bahçesine giderken bir kadın bulduk, "Mektubu çıkar" dedik, "Yok" dedi. "Ya mektubu çıkarırsın, ya da elbiseni çıkarırız" dedik. Bunun üzerine kadın saçlarının arasından mek-tubu çıkarıp bize verdi. Baktık ki Hatıp bin ebi Beltaa, Mekkeli bazı müşriklere haber gönderip, Hz. Peygamber'in bazı sırlarını söylemektedir. Allah Resulü "Bu ne ey Hatıp?" "Acele etme ya Rasûlullah! Ben kendim Mekke'de Kureyşlilere sığınmıştım. Ben onlardan da değilim. Mekke'de muhacirlerin akrabaları vardı. Onlar muhacirlerin ehlini ve mallarını korurdular.
37. AYET Kur'ân'a Ancak Temiz Olanlar Dokunabilirler فَلَا أُقْسِمُ بِمَوَاقِعِ النُّجُومِ وَإِنَّهُ لَقَسَمٌ لَّوْ تَعْلَمُونَ عَظِيمٌ إِنَّهُ لَقُرْآنٌ كَرِيمٌ فِي كِتَابٍ مَّكْنُونٍ لَّا يَمَسُّهُ إِلَّا الْمُطَهَّرُونَ تَنزِيلٌ مِّن رَّبِّ الْعَالَمِينَ "Hayır! Yıldızların yerlerine yemin ederim. Bilseniz bu büyük bir yemindir. O, elbette şerefli bir Kurandır. Korunmuş bir kitaptadır. Ona temizlenenlerden başkası el süremez. (O) âlemlerin Rabbinden indirilmiştir. (Vakıa/75-80) Ayetlerden Alınması Gereken Dersler: "Yıldızların yerlerine yemin ederim" ifadesinde de anlaşılacağı üzere Allah (Subhanehu ve Teală) mahlükatından dilediğiyle yemin edebilir. Fakat biz Müslümanlar Allah'ın isminden hariç hiçbir şey üzerine yemen edemeyiz. Hatta tazim göstererek Allah'tan başkasının üzerine yemin eden kişi müşrik olur. Allah (Subhanehu ve Teala) ise ayetlerde bazen nefsi ve zatıyla yemin etmektedir. "Gök ve yerin Rabbine and olsun ki size edilen vaat, herhalde haktır. O tıpkı sizin konuşmanız gibi gerçektir." (Zariyat/23) Bazen mahlûkatından güneş, ay, gece, gündüz, fecr, zeytin, incir vs. üzerine yemin eder. Bazen de Kur'ân ile yemin eder: "Yasin. And olsun hikmetli Kurana" (Yasin/1-2) Rabbimiz herhangi bir şeyin üzerine yemin ederse onu yücelttiği için ve kıymetinin bilinmesi için yemin eder. Mesela günün değişik vakitleri ile yemin etmek bize vaktimizi boşa geçirmememiz, yararlı işler yapmamız için bir uyarıdır. Kur'ân üzerine yemin edince ise bize şu mesajı vermektedir: "Kur'ân çok değerlidir. Onu okuyun, ayetlerini tefekkür edin, hayatınızı ona göre düzenleyin..." Allah (Subhanehu ve Tealâ) ayette Kur'ân'ın dört vasfından bahsetmektedir. Birinci olarak Kur'ân, Kerimdir. Yani sayılamayacak kadar faydası vardır. İnsanlara menfaati çoktur. İkincisi, Allah
36. AYET Cin ve İnsanların Acziyeti يَا مَعْشَرَ الْجِنِّ وَالْإِنسِ إِنِ اسْتَطَعْتُمْ أَن تَنفُذُوا مِنْ أَقْطَارِ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ فَانفُذُوا لَا تَنفُذُونَ إِلَّا بِسُلْطَانٍ فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ يُرْسَلُ عَلَيْكُمَا شُوَاظٌ مِّن نَّارٍ وَنُحَاسُ فَلَا تَنتَصِرَانِ "Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin çevresinden geçme-ye gücünüz yeterse geçin gidin. Ama Allahın verdiği bir güç olmadan geçemezsiniz. Şimdi rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz? Üzerinize ateş ve duman gönderilir, kendinizi savamazsınız." (Rahman/33-35) Ayetlerden Alımması Gereken Dersler: Bu ayette cin ve insanlara açık bir meydan okuma vardır. Bir nevi Allah (Subhanehu ve Tealâ) cin ve insan topluluklarına şöyle seslenmektedir: "Ey cin ve insan toplulukları! Allah'ın mülkünden çıkmaya gücünüz yeterse çıkın. Ancak nereye çıkacaksınız? Zira Allah gökler ve yeri çepeçevre ihâta etmişken, Allah'ın kudretinden kurtulmanız mümkün değildir. Sizler ne kadar güçlü olursanız olun birinci gökten çıkarak diğer göklere geçemezsiniz. Bilin ki sizler bundan acizsiniz ve sizin acziyetiniz kıyamet gününe kadar devam edecektir. Ayetler Nasıl Tahrif Edildi? Son dönemlerde bazı batı hayranları tarafından tahrif edilen ayetlerden birisi de yukarıda mealen vermiş olduğumuz ayettir. Onlar batıya karşı büyük bir aşağılık kompleksi içine girerek Kur'ân'ın ilimden ve teknolojiden de bahsettiğini ispat edebilme adına ayette geçen "...Allahın verdiği bir güç..." ifadesini füze şek-linde tefsir etmektedirler. Halbuki bu, ayetin siyak ve sibakına bakmaksızın kendi hevalarından çıkardıkları bir manadır. Zira yukarıda da değindiğimiz gibi ayet açık bir şekilde insan ve cin topluluklarını tehdit etmekle ve kıyamet gününde onların hiçbir şekilde Allah'ın kudretinden
35. AYET Ehl-i Küfür Zanla Yaşar وَمَا لَهُم بِهِ مِنْ عِلْمٍ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا الظَّنَّ وَإِنَّ الظَّنَّ لَا يُغْنِي مِنَ الْحَقِّ شَيْئًا "Onların bu hususta bir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Zan ise şüphesiz hakikat bakımından bir şey ifade etmez." (Necm/28) Ayetten Alınması Gereken Dersler: Bu ayette Rabbimiz müşriklerin vazgeçilmez özelliği olan zanna dayanarak hüküm vermelerini kötülemektedir. Müşriklerin, meleklerin yaratılışlarını görmedikleri ve hiçbir sahih kitapta da okumadıkları halde meleklerin dişi olduğunu söylemelerini, Allah (Subhanehu ve Tealâ) zan olarak nitelendiriyor. Ve zannında hiçbir şey ifade etmediğini belirtiyor. İşte Mü'min, müşriklerin yaptığı bu hatayı kesinlikle yapmamalıdır. İtikadını zan üzere değil yakin (kesin bilgi) üzerine bina etmelidir. Aksi takdirde dünya ve ahirette hüsrana uğrayanlardan olur. Zannın çok tehlikeli bir şey olduğuna dair Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurur: "Zandan sakının. Zira zan sözlerin en yalanıdır." Ayet Nasıl Tahrif Edildi? Bazı cahiller özellikle de "mealci" diye adlandırılan kişiler, ayeti kendi emellerine göre istismar etmektedir. Ayetin siyak ve sibakına bakmaksızın ayete kendi sapık düşüncelerini haklı çı-karacak bir anlam yüklemektedir. Onlar şöyle demektedir: "Rasûlullah (s.a.v)'in hadisleri, Kur'ân ayetleri gibi kat'i delil olmadığı için zan ifade ederler. Dolayısıyla hadislere dayanarak hüküm verenler ayette de belirtildiği gibi zanna göre hareket et-mektedirler." Onlara cevaben deriz ki: Ayetin siyak ve sibakına dikkat edilirse, ayet genel İslâm ahkâmından bahsetmemektedir. Buna karşılık ayette bahsedilen konu akide konusudur ve malum olduğu üzere akide kesin bir bilgiye dayanmalıdır. Dinin hükümlerini daima kat'i delillere dayanması gerektiğini ve zanna dayanmaması