Muhammed mert

24. AYET Küfür Ehlinin Azabı Daimîdir فَأَمَّا الَّذِينَ شَقُواْ فَفِي النَّارِ لَهُمْ فِيهَا زَفِيرٌ وَشَهِيقٌ خَالِدِينَ فِيهَا مَا دَامَتِ السَّمَاوَاتُ وَالْأَرْضُ إِلَّا مَا شَاء رَبُّكَ إِنَّ رَبَّكَ فَعَّالٌ لِمَا يُرِيدُ وَأَمَّا الَّذِينَ سُعِدُوا فَفِي الْجَنَّةِ خَالِدِينَ فِيهَا مَا دَامَتِ السَّمَاوَاتُ وَالْأَرْضُ إِلَّا مَا شَاء رَبُّكَ عَطَاء غَيْرَ مَجْذُودٍ "Bedbaht olanlar ateştedir, Onlar için orada öyle bir soluk alıp vermeleri vardır ki (hiç sorma) onlar orada göklerle yer durdukça ebedi kalacaklardır. Ancak rabbinin dilediği müstesnadır çünkü Rabbin noksansız yapar. Bahtiyar olanlara gelince onlar cennettedirler. Göklerle yer durdukça orada ebedi kalacaklardır ancak Rabbinin dilediği müstesnadır. Bu bitmez tükenmez bir lütuftur." (Hud 13/106-108) Ayetlerden Alınması Gereken Dersler: Bu ayetlerden açıkça anlaşılır ki insanlar kıyamet günü ikiye bölünür. Bazıları şaki yani kötü olanlar bazıları da said olanlar yani iyi insanlar olurlar. Şakiler cehenneme saitler ise cennete giderler. Nitekim başka bir ayette "Bir topluluk cennete başka bir topluluk cehenneme giderler" buyrulmuştur. İşte bu delillerden dolayı ümmetin büyük kısmı bazı şaz düşünceli olanlar hariç- "Hem kâfirlerin cehennemde kalması hem de Müslümanların cennette kalması ebedidir ve sonsuzdur" derler. Fakat bazıları "Onlar orada göklerle yer durdukça kalırlar ancak Rabbinin dilediği müstesnadır" ayetine dayanarak "Kâfirlerin azapta kalması ebedi değil belli bir vakte kadardır. O belli vakitten sonra cehennemden çıkıp cennete girerler. Zira Allah (Subhanehu ve Tealå) onların cehennemde kalmaları gökler ve yerin kalması kadar demiş ve ayrıca istisnaya bağlamıştır. Bu açık bir delildir ki onlar ebedi cehennemde durmazlar." Derler. Halbuki bu ayet-te ki yer ve göklerin devamlılığına
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
22. AYET Liderleri Rab Edinmek اتَّخَذُوا أَحْبَارَهُمْ وَرُهْبَانَهُمْ أَرْبَابًا مِّن دُونِ اللَّهِ وَالْمَسِيحَ ابْنَ مَرْيَمَ وَمَا أُمِرُوا إِلَّا لِيَعْبُدُوا إِلَهَا وَاحِدًا لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ سُبْحَانَهُ عَمَّا يُشْرِكُونَ يُرِيدُونَ أَن يُطْفِئُوا نُورَ اللَّهِ بِأَفْوَاهِهِمْ وَيَأْبَى اللَّهُ إِلَّا أَن يُتِمَّ نُورَهُ وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ "Allahı bırakıp hahamlarını, papazlarını ve Meryem'in oğlu Mesih'i rab edindiler. Halbuki onlar da ancak bir olan Allaha ibadet etmekle emrolunmuşlardı. Allahtan başka hiçbir ilah yoktur. O müşriklerin ortak koştuğu şeylerden münezzehtir. Allahın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Ama kâfirler hoşlanmasa da Allah mutlaka nu-runu tamamlamak istiyor." (Tevbe/31,32) Alınacak dersler: 1.Bu konuyu en güzel şekilde anlatan Adiyy İbn Hatem'in Müslüman olma kıssasıdır. 2- "Halbuki onlar da ancak bir olan Allaha ibadet etmekle emrolundular" ayetinden anlaşılır ki, ehl-i kitap da önceden Müslümandılar. Şirk koşmuyorlardı, onlar da Müslümanlar gibi tevhid akidesini yayıyorlardı. 3- "Allahın nurunu söndürmeye çalışırlar” ayetinden anlaşılır ki, kitap ehli bu yaptıkları şirk ve küfürle yetinmeyip, mevcut olan tevhid nurunu söndürmeye çalışırlar. Hakikaten tarihi iyi incelerseniz görürsünüz ki, Haçlı orduları durmadan İslâm nurunu söndürmek için, İslâm âlemine saldırmışlardır. Hatta şu anda müşrikler ve emperyalist güçler, durmadan Müslümanları bulup, servetlerini, petrollerini kaçırma ve Müslümanları İslâm direktifinden çıkartıp, demokrat ve laik yapma peşindedirler. Bu Ayetler Nasıl Tahrif Edildi? Çok üzücüdür ki bazı çağdaş cehmiye kafalılar, son dönemde çirkin elebaşları ve kuyrukları onları meşru göstermek için, şirklerini beyan eden bu ayeti tahrif edip, kendi fikirlerine göre istismar
21. AYET Müşrikler'in Allah'a İftira Etmesi وَإِذَا فَعَلُوا فَاحِشَةً قَالُوا وَجَدْنَا عَلَيْهَا آبَاءنَا وَاللَّهُ أَمَرَنَا بِهَا قُلْ إِنَّ اللَّهَ لَا يَأْمُرُ بِالْفَحْشَاءِ أَتَقُولُونَ عَلَى اللَّهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ "Onlar bir kötülük yaptıkları zaman, "Atalarımızı bu yolda bulduk, bunu bize Allah emretti" derler. De ki: Allah kötülüğü emretmez. Al-laha karşı bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?" (Araf/28) Ayetin Nüzul Sebebi: Suddi der ki: "Yemen Araplarından bir kabile, Kâbe'yi çıplak olarak tavaf ederlerdi. Onlara "Niçin böyle yapıyorsunuz?" denilince "Atalarımızı bu hal üzere bulduk. Bunu bize Allah emretti" dediler. Bunun üzerine bu ayet nazil oldu." Ayetten Alınması Gereken Dersler: 1. Seyyid Kutub ayette geçen müşriklerin sözlerine binaen şöyle demektedir: "Arap müşriklerinin yaptığı ve söylediği buydu. Aralarında kadınlar da bulunduğu halde Allah'ın evini çıplak tavaf etme kötülüğünü işliyor sonra böyle yapmalarını emredenin yüce Allah olduğunu ileri sürüyorlardı. Oysa ataları böyle emredip yapmışlardı. Onlar da bu davranışı atalarından miras alıp uygu-luyorlardı. Onlar -müşrik olmalarına rağmen- "Dinin, hayatın problemleri ile ne işi var?" diyen ve Allahın dışında sistem, yasa, değer yargıları, ölçüler, gelenek ve görenekler belirleme hakkına sahip olduğunu ileri süren çağımızdaki Cahiliyye toplumları gibi kibirlenmiyorlardı. Bir yalan uyduruyor, bir yasa belirliyorlardı ve sonra "Böyle yapmamızı emreden Allah'tır" diyorlardı. Kuşkusuz bu, son derece iğrenç ve alçakça bir plandır. Çünkü gönüllerinde dinî duyguların kalıntıları bulunan kimseleri kandırıp uydurduklarının Allah katından gelmiş bir şeriat olduğunu zannetmelerine sebep olmaktadır. Bununla birlikte önceki müşrikler, insanların durumlarına en uygun olanı Allah (Subhanehu ve
20. AYET Müşriklere İtaat Etmenin Hükmü وَذَرُوا ظَاهِرَ الإِثْمِ وَبَاطِنَهُ إِنَّ الَّذِينَ يَكْسِبُونَ الْإِثْمَ سَيُجْزَوْنَ بِمَا كَانُوا يَفْتَرِفُونَ وَلَا تَأْكُلُواْ مِمَّا لَمْ يُذْكَرِ اسْمُ اللهِ عَلَيْهِ وَإِنَّهُ لَفِسْقٌ وَإِنَّ الشَّيَاطِينَ لَيُوحُونَ إِلَى أَوْلِيَائِهِمْ لِيُجَادِلُوكُمْ وَإِنْ أَطَعْتُمُوهُمْ إِنَّكُمْ لَمُشْرِكُو "Günahın açığını da kapalısını da bırakın. Çünkü günah kazananlar yarın kazandıklarının cezasını göreceklerdir. Kesilirken üzerine bes-mele çekilmemiş hayvandan yemeyin, çünkü onu yemek fasıklıktır. Doğrusu şeytanlar sizinle mücadele etmek için kendi dostlarına telkinde bulunurlar. Eğer onlara itaat ederseniz, muhakkak siz de müşrik olursunuz." (Enam/120-121) Ayetlerin Nüzul Sebebi: Müşrikler Hz. Peygamber'e keçiyi öldüren kimdir? Diye soru sordular. Hz. Peygamber "Allah" diye cevap verdi. Bunun üzerine Müşrikler "Siz kendi öldürdüğünüz keçiye helal, Allah'ın öldürdüğüne ise haram diyorsunuz? Hatta köpeklerin ve şahin kuşunun öldürdüğü hayvanları helal görürsünüz fakat Allah'ın öldürdüğüne haram diyorsunuz? Bu nasıl fikir?" dediler. Bunun üzerine bu ayet nazil oldu. Ayetlerden Alınması Gereken Dersler: 1- Bir Müslüman tüm günahları bırakmakla yükümlüdür. Bu günahlar ister bedenle yapılan günahlar olsun, ister kalple yapı-lan günahlar olsun... Zira günahlar iki şeyle olur: Ya bedenle, ya da kalple. Bu ayette Rabbimiz (Subhanehu ve Tealå) her ikisiyle yapılan günahları terk etmemizi emrediyor. 2- Allah'ın ismi anılmadan kesilen bir hayvandan yememeliyiz; zira o hayvan Allahın mülküdür, mülk sahibinin ismi anmadan mülkünde tasarruf etmek nankörlüktür. Bunun için bir Müslüman ne iş yaparsa yapsın, Allah'ın ismini anmalıdır. 3- İnsî ve cinî şeytanlar hak ile batılı birbirine karıştırmak için gece-gündüz durmadan
19. AYET Azer Hz. İbrahim'in Babasıdır وَإِذْ قَالَ إِبْرَاهِيمُ لِأَبِيهِ آزَرَ أَتَتَّخِذُ أَصْنَامًا آلِهَةٌ إِنِّي أَرَاكَ وَقَوْمَكَ فِي ضَلَالٍ مُّبِينٍ وَكَذَلِكَ نُرِى إِبْرَاهِيمَ مَلَكُوتَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَلِيَكُونَ مِنَ الْمُوقِنِينَ فَلَمَّا جَنَّ عَلَيْهِ اللَّيْلُ رَأَى كَوْكَبًا قَالَ هَذَا رَبِّي فَلَمَّا أَفَلَ قَالَ لَا أُحِبُّ الْآفِلِينَ فَلَمَّا رَأَى الْقَمَرَ بَازِعًا قَالَ هَذَا رَبِّي فَلَمَّا أَفَلَ قَالَ لَئِن لَّمْ يَهْدِنِي رَبِّي لَأَكُونَنَّ مِنَ الْقَوْمِ الضَّالِّينَ فَلَمَّا رَأَى الشَّمْسَ بَازِغَةٌ قَالَ هَذَا رَبِّي هَذَا أَكْبَرُ فَلَمَّا أَفَلَتْ قَالَ يَا قَوْمِ إِنِّي بَرِيءٌ مِّمَّا تُشْرِكُونَ إِنِّي وَجَّهْتُ وَجْهِيَ لِلَّذِي فَطَرَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ حَنِيفًا وَمَا أَنَا مِنَ الْمُشْرِكِينَ "Hani İbrahim babası Azere şöyle demişti: 'Sen putları ilahlar mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni ve kavmini apaçık bir sapıklık içinde görüyorum. Böylece İbrahime, kesin bilgiyle inananlardan olması için göklerin ve yerin melekûtunu gösteriyorduk. Gece üstünü örtüp bürüyünce bir yıldız görmüş ve demişti ki: 'Bu benim Raabimdir. Fakat yıldız kaybolunca 'Ben kaybolup gidenleri sevmem demişti. Ardından ayı doğar görünce 'Bu benim Rabbim' demiş, fakat o da kayboluverince And olsun' demişti. 'Eğer Rabbim beni doğru yola eriştirmezse gerçekten sapmışlar topluluğundan olurum. Sonra güneşi doğar görünce İşte benim Rabbim. Bu en büyük demişti. Ama o da kayboluverince kavmine demişti ki: Ey kavmim! Doğrusu ben sizin şirk koşmakta olduklarınıza uzağım. Gerçek şu ki ben bir muvahhid olarak yüzümü gökleri ve yaratana çevirdim. Ve ben müşriklerden değilim." (Enam/74-79) Bu Ayetler Nasıl Tahrif Edildi? Bazıları "Bu ayetlerde geçen Azer, Hz. İbrahim'in babası değil, amcasıdır" derler. Zira onlara göre Arapçada baba, amca ma-nasına