14. AYET
Allah'ın İndirdikleri ile Hükmetmeyenler
إِنَّا أَنزَلْنَا التَّوْرَاةَ فِيهَا هُدًى وَنُورٌ يَحْكُمُ بِهَا النَّبِيُّونَ الَّذِينَ أَسْلَمُوا لِلَّذِينَ هَادُوا وَالرَّبَّانِيُّونَ وَالأَحْبَارُ بِمَا اسْتَحْفِظُوا مِن كِتَابِ اللَّهِ وَكَانُوا عَلَيْهِ شُهَدَاء فَلَا تَخْشَوُا النَّاسَ وَاخْشَوْنِ وَلَا تَشْتَرُوا بِآيَاتِي ثَمَنًا قَلِيلًا وَمَن لَّمْ يَحْكُم بِمَا أَنزَلَ اللَّهُ فَأُوْلَئِكَ هُمُ الْكَافِرُونَ
"Şüphesiz ki biz Tevratı indirdik. Onda hidayet ve nur vardır. İslâm olmuş peygamberler Yahudi milleti için onunla hüküm verirlerdi. Rabbaniler ve Allahın kitabından koruyabildikleri kadarıyla ki o kitabı tam korumakla yükümlüydüler Yahudi âlimleri de onunla hüküm verirlerdi. (O kitapta demiştik ki: Ey hâkimler!) Sakın insan-lardan korkmayın, yalnızca Benden korkun ve ayetlerimizi ucuz bir fiyata satmayın! (Ve bilin ki) kim Allahın hükümleriyle hüküm vermezse, işte onlar kafirlerin ta kendileridir" (Mãide, 44)
/Ayetten Alınması Gereken Dersler:
Asıl Tevrat, Yahudiler için nur ve hidayet kaynağıydı. İsrailoğulları, peygamberleri ve rabbanî âlimleri onunla hükmederler-di ve toplumu onunla idare ederlerdi. Hakeza, asıl İncil de hem hidayet ve nur kaynağıydı; hem de kendisinden evvel olan Tevrat'ı da tasdik edip, desteklerdi. Sonradan ikisi de hem lafzî, hem de manevi tahrife uğradılar.
Hakiki bir Müslüman tâğutlardan değil, Allah'tan korkmalı-dır. Zira tâğutların en çok yaptıkları şey Allah yolunda mücadele veren çağrıcıyı öldürüp, şehid etmektir. Fakat eğer Allah kişiye kızarsa ebedi hayatını cehenneme çevirir. Kişi hem dünya, hem de ahirette hüsranı boylar. Aslen tâğutun istila ettiği diyarda yaşayan Muvahhid Müslümanlar, iki şeyin arasında kalmışlardır. Ya Allah'ın kanunlarına itaat edip, tüm beşerî sistemleri reddederler; ya da müstekbirlerin