Muhammed mert

11. AYET Kadınlar Arasında Adalet وَلَن تَسْتَطِيعُوا أَن تَعْدِلُوا بَيْنَ النِّسَاء وَلَوْ حَرَصْتُمْ فَلَا تَمِيلُوا كُلَّ الْمَيْلِ فَتَذَرُوهَا كَالْمُعَلَّقَةِ وَإِن تُصْلِحُوا وَتَتَّقُوا فَإِنَّ اللَّهَ كَانَ غَفُورًا رَّحِيمًا "Kadınlarınız arasında her yönden adaletli davranmaya ne kadar uğraşsanız da buna güç yetiremezsiniz. Bari birisine tamamen kapılıp da diğerini askıya alınmış gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve hak-sızlıktan korunursanız şüphesiz Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir." (Nisa/129) Ayetten Alınması Gereken Dersler: Kadınlara yönelik gösterilmesi gereken adalet ve iyilik maddi ve manevi olmak üzere ikiye ayrılır. Maddi adalet ve iyilik, kadınların nafakalarını sağlamak, bu hususta eşit muamele yapmak, yanlarında eşit süre kalmak ile mümkündür. Manevi ada-let ise, kalbin sevgisi ve meylinde adaletli davranmaktır. Ancak erkek ne yaparsa yapsın bu noktada adaleti sağlaması mümkün değildir. Ayet Nasıl Tahrif Edildi? Son dönemde bazı münafıklar, İslâm'ın dört kadınla evlenme hükmünü bu ayete dayanarak iptal etmeye çalışmaktadırlar. Bu çevreler "Allah birden fazla kadın ile evlenmeye ancak adaleti sağlama şartı ile ruhsat vermiştir. Ancak bu ayette onların arasında adaleti sağlamanın mümkün olmadığı belirtilmektedir. Bu da birden fazla kadın ile evlenmenin caiz olmadığını gösterir" diyerek tüm ümmetin hiçbir şekilde üzerinde ihtilaf etmediği İslamın hükmünü iptal etmeye çalışmaktadırlar. Bilinmelidir ki Nisa Suresi'nin 3. Ayeti açık ve sarih bir şekilde bir erkeğin dörde kadar kadınla evlenebileceğini bildirir. Bunu ise adaletli davranma şartına bağlar. Burada adalet ile kastedilen de maddi ve zahiri adalettir. Bu ayette ise Allah (Subhanehu ve Tealâ) manevi bakımdan kadınlar arasında bir adaletin sağlanamayacağını belirtir.
Reklam
10. AYET Beşerî Kanunlara Göre Yargılamak فَلَا وَرَبِّكَ لَا يُؤْمِنُونَ حَتَّى يُحَكِّمُوكَ فِيمَا شَجَرَ بَيْنَهُمْ ثُمَّ لَا يَجِدُوا فِي أَنفُسِهِمْ حَرَجًا مِّمَّا قَضَيْتَ وَيُسَلِّمُوا تَسْلِيمًا "Yok yok! Rabbin hakkı için yemin ederim ki onlar aralarında çekiştirdikleri şeyde seni hakem yapıp, sonra da verdiğin hükümde kendileri için bir darlık duymadan tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe iman etmiş olmazlar" (Nisa/65) Ayetin Nüzul Sebebi: Abdullah ibn Zübeyr şöyle der: "Babam Zübeyr ile Ensardan birisi arasında Harre Suyu hakkında çekişme oldu. Allah Rasû lü (s.a.v): "Sen sula, sonra komşuna gönder!" dedi. "Ensari olan adam senin halanın oğlu olduğu için mi böyle yaparsın ey Allah'ın Rasûlü?" dedi. Bunun üzerine Rasûlullah'ın yüzü değişti. Sonra; "Sula ya Zübeyr ve komşuna bırak" dedi. Bu ayette bunun için nazil oldu sanırım." Ayetten Alınması Gereken Dersler: Bu ayet açıkça ifade eder ki, kim olursa olsun, niyeti ne olursa olsun anlaşmazlık anında İslâm şeriatından hariç, beşerî kanunlara muhakeme olmak kişiyi İslâm'dan çıkartıp, müşrik ve dinsiz yapar. Dolayısıyla bir Müslüman Allah'ın kanununa göre hayatını tanzim etmelidir. Dikkat ederseniz büyük zarara uğramadan tâğutî sistemlerin mahkemesine başvurmak küfür ise, acaba şu anki yaşadığımız gibi Allah'ın kanunlarını bir tarafa atıp, kendi isteklerine göre kanun yapmak veya yaptırmak nasıl küfür olmaz ki? Allâme İbn-i Kesir "el-Bidaye ve'n-Nihaye" kitabının 13. Cildinin 113. Sayfasında Tatarların kanunlarından bahsederken şöyle der: "Kim mensuh şeriatın -Tevrat ve İncil'in- mahkemesine başvurursa küfre girer. Hal böyleyken Tatarların yasasına muhakeme olmak nice olur? Tüm Müslümanların icmaıyla böyle yapan kâfir olur." İkrah olmadığı ve büyük zararlara uğramadığı müddetçe anlaşmazlık
9. AYET Emre İtaat Etmek يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا أَطِيعُوا اللَّهَ وَأَطِيعُوا الرَّسُولَ وَأُولِي الْأَمْرِ مِنكُمْ فَإِن تَنَازَعْتُمْ فِي شَيْءٍ فَرُدُّوهُ إِلَى اللهِ وَالرَّسُولِ إِن كُنتُمْ تُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ ذَلِكَ خَيْرٌ وَأَحْسَنُ تَأْوِيلاً "Ey iman edenler! Allaha itaat edin, peygambere ve sizden olan ida-recilere de itaat edin. Bir şey hakkında çekişip anlaşmazlığa düştünüz mü, eğer Allaha ve ahiret gününe inanıyorsanız, onu hemen Allaha ve peygamberine arz edin. Bu hem daha hayırlı, hem de netice itibariyle daha güzeldir." (Nisa/59) Ayetten Alınması Gereken Dersler: 1-Allah'a ve Rasûlü'ne kayıtsız şartsız itaat etmek gerekir. Zira onlar güzellikten başka bir şey emretmemişlerdir. "Şu konu aklıma uyuyor, bu konu kafama yatmıyor" denilemez. Çünkü İslâm demek Allah'a ve Rasûlü'ne tam teslim olmak demektir. Allah Rasûlü miraca çıktığı zaman, bütün müşrikler inkar etmişlerdi. Fakat Ebubekir Sıddik şöyle haykırdı: "Şayet o söylemişse kesin doğrudur!" Böylece "Sıddik" rütbesine layık olmuştur ve -bi iz-nillahi teala- ebediyete kadar sıddik kalacaktır. 2-"Sizden olan (yani hakiki muvahhid Müslüman olan İslâm âlimlerine ve) idarecilere de edin!" Tabii ki onlara Kur'ân ve sünnete itaat ettikleri müddetçe itaat edilir. Fakat eğer bizim gibi muvahhid Müslüman olmazlar, Allah'ın kanunlarından hariç kanun yaparlar veya Müslüman oldukları halde toplumu zulme teşvik ederlerse, işte o zaman onlara itaat edilmez. Aksine nasihat edilir. Zira Müslüman bir şahsiyet tek Allah'ın kuludur. Allah ve Rasûlü'nden hariç insanlara şartlı itaat eder. Eğer o emir veren âmirler Kur'ân ve sünnet ölçüsüne göre emir verirlerse Allah için onla-ra itaat edilir. Eğer âmirler kendi heva ve nefislerine göre emir verirlerse, bir Müslüman kim olursa olsun
8. AYET Kadın Erkek İlişkileri الرِّجَالُ قَوَّامُونَ عَلَى النِّسَاء بِمَا فَضَّلَ اللَّهُ بَعْضَهُمْ عَلَى بَعْضٍ وَبِمَا أَنفَقُوا مِنْ أَمْوَالِهِمْ فَالصَّالِحَاتُ قَانِتَاتٌ حَافِظَاتٌ لِلْغَيْبِ بِمَا حَفِظَ اللَّهُ وَاللَّاتِي تَخَافُونَ نُشُوزَهُنَّ فَعِظُوهُنَّ وَاهْجُرُوهُنَّ فِي الْمَضَاجِعِ وَاضْرِبُوهُنَّ فَإِنْ أَطَعْنَكُمْ فَلَا تَبْغُوا عَلَيْهِنَّ سَبِيلًا إِنَّ اللَّهَ كَانَ عَلِيًّا كَبِيرًا "Erkekler, kadınlar üzerine idareci ve hâkimdirler. Çünkü Allah birini diğerinden üstün yaratmıştır. Bir de erkekler mallarından (aile ferdlerine) harcamaktadırlar. İyi kadınlar, itaatkâr olanlar ve Allahın korunmasını emrettiği şeyleri kocalarının bulunmadığı zamanlarda da koruyanlardır. Fenalık ve geçimsizliklerinden korktuğunuz ka-dınlara gelince önce kendilerine öğüt verin, yataklarından ayrılın. Bunlar da fayda vermezse dövün. Eğer size itaat ederlerse kendilerini incitmeye başka bir bahane aramayın. Çünkü Allah çok yücedir, çok büyüktür" (Nisa/34) Ayetten Alınması Gereken Dersler: 1. Erkekler kadınlar üzerine hâkim ve yöneticidirler. Erkekler kadınların nafakalarını sağlar, onları gereği gibi korur ve himaye ederler. İşte bu iki özellikten dolayı Allah (Subhanehu ve Tealå) aileyi idare etme görevini erkeklere vermiştir. Bu hiçbir zaman Allah katında erkeklerin kadınlardan daha üstün olduğunu ifade etmez. Zira Allah Allah (Subhanehu ve Teală) şöyle buyurmak-tadır: "Muhakkak ki Allah katında en değerli ve en üstününüz O'ndan en çok korkanınızdır. Şüphesiz Allah bilendir, her şeyden haberdar olandır." (Hucurat/13) 2. Huzursuzluk çıkaran, Allah'ın belirlediği sınırları aşan kadınlara karşı erkeğin yapması gerekenler sırasıyla şunlardır: -Güzel bir şekilde nasihat etmelidir. -Yatağını terk edip onunla cinsi münasebete girmemelidir. -Aile müessesesinin
7. AYET Kat Kat Faiz Yemek يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَأْكُلُوا الرِّبَا أَضْعَافًا مُّضَاعَفَةٌ وَاتَّقُوا اللَّهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ وَاتَّقُوا النَّارَ الَّتِي أُعِدَّتْ لِلْكَافِرِينَ "Ey iman edenler! Kat kat faiz yemeyin. Allahtan korkun ki felaha eresiniz. Kâfirler için hazırlanmış olan ateşten sakının." (Al-i İmran/130,131) Ayetin Nüzul Sebebi: Mücahid dedi ki: Onlar, belli bir vadeyle bir şey satarlar, vade gelince bu ödeme vaktini daha da ertelemek üzere o bedelin miktarını artırırlardı. Bunu üzerine yüce Allah (Subhanehu ve Teala) "Ey iman edenler! Kat kat faiz yemeyin..." buyruğunu indirdi... Allah (Subhanehu ve Tealâ) içkiyi tedricen dört merhalede haram kıldığı gibi faizi de dört merhalede haram kılmıştır. Her merhalede birer ayet indirmiştir Ayetler Nasıl Tahrif Edildi? İslâm âlimi kisvesi altındaki bazı din tüccarları, ayette geçen "kat kat" ifadesini delil göstererek "Faiz ancak kat kat olur ise haramdır ama az miktarda olursa haram değildir" derler. Bu sapkınlar, ayetin siyak ve sibakına faiz ile ilgili diğer Kur'ân ayetlerine bakmadan ayeti kendi çıkarları için tahrif ederler. Zaten tarih boyunca tahrifçilerin izlediği yöntem hiç değişmemiştir. Hâlbuki bu din tüccarları ayeti göz önüne alsalardı böylesi büyük bir tahrifte bulunamazlardı. "Riba (faiz) yiyen kimseler, şeytan çarpan kimse nasıl kalkarsa an-cak öyle kalkarlar. Bu ceza onlara "alışveriş de faiz gibidir" demeleri yüzündendir. Oysa Allah alışverişi helal, faizi de haram kılmıştır." (Bakara/275)
Reklam