5. AYET
Tağutu İnkâr Etmenin Gerekliliği
لا إِكْرَاهَ فِي الدِّينِ قَد تَّبَيَّنَ الرُّشْدُ مِنَ الْغَيِّ فَمَنْ يَكْفُرْ بِالطَّاغُوتِ وَيُؤْمِن بِاللَّهِ فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقَى لَا انفِصَامَ لَهَا وَاللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ
"Dinde zorlama yoktur. İman ile küfür kesin olarak birbirinden ayrılmıştır. Artık kim tâğutu tekfir eder, Allaha inanırsa muhakkak sağlam kulpa tutunmuş demektir. Onun kopacağı yoktur. Allah işitendir, bilendir." (Bakara, 256)
Şunu da iyi bilelim ki, tâğutu tekfir etmek üç şeyle olur. Şayet bu üç şartlardan birisi olmazsa tâğut tekfir edilmiş olmaz, Dolayısıyla kişi Müslüman vasfını kazanamaz. Bu şartların birincisi, kalbinde tâğutları tekfir etmektir,Onlardan nefret edip, kin beslemek gerekir. Ta ki Müslüman olana kadar bu kin devam etmelidir,. İkincisi, sözleriyle tekfir etmektir. Yani "Bunlar tâğuttur, demelidir. Tekfir etmek farzdır" demelidir. Fakat bu sözde tekfiri her yerde söylemeye mecbur değildir. Üçüncüsü ise, fiille tekfir etmesidir. Yani ikrah olmadan onların küfrüne itaat etmemelidir. Şayet ikrah olmadan onlara itaat edip desteklerse, bu fiillerinden dolayı küfre girer. Allah (Subhanehu ve Tealâ) tâğutun tekfirinin üç şeyle olduğunu şu ayette beyan etmiştir:
"Gerçekten sizin için İbrahimde ve beraberindekilerde güzel bir örnek vardı. Hani kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizlerden ve Allahtan başka taptıklarından beriyiz. Siz bir olan Allaha iman edinceye kadar tekfir ediyoruz. Sizinle aramızda ebedi düşmanlık ve kin baş gösterdi." (Mümtehine: 4)
Bu Ayet Nasıl Tahrif Edildi?
Bazı sapık çevreler ve kendilerine âlim ve profesör görüntüsü verenler, bu ayeti şöyle tahrif ederler: "Efendim 'Dinde zorlama yoktur' demek, 'dinin içinde zorlama yoktur' demektir. Dolayısıyla bir Müslümanı namaz kılmaya